Kürtler de mi ırkçı?

Kim sonra gelmiş, ilk gelen kimdi kavgası mıdır Kürtlerin ki?

CHP milletvekili Ayman Güler, “Bize Kürt milleti ile Türk ulusunun eşit olduğunu yutturamazsınız” dedi. Kendisine partisinden ve ‘ulusalcı’ kesimlerden doğru söyledin ama yanlış anlaşıldı, özür dile diyen uyarılar yapıldı. Ama Ayman Güler özür dilemem dedi. Haklıydı. Niye özür dileyecekti ki? Türklerle Kürtler eşit miydi veya eşit olabilirler miydi?

Konuyu saptırmayalım. Eşitleşme mücadelesi veren Kürtler de saptırmasın. Ama ulusalcılar da şu devletin adı olan “Türk” lafı bir milleti değil, milletlerden mürekkep bir ulus lafıdır diye olayı saptırmasınlar. Bu memlekette “Türk” yeni değil, ahir zamandan beri devlettir. Bir çok küçük milliyetin Türk lafı içinde eriyip asimile olmuş olması durumu değiştirmez, ama asimile olanlara da “cibilliyetsiz” denemez; son tahlilde doğal asimilasyon, “olumludur” demesek bile olumsuz da değildir.

İyi ama başbakan Erdoğan’a, AKP’lilere ne oluyor? Ayman Güler’i ve CHP’yi ırkçılık yapmakla suçladılar: Irkçılık CHP’nin genlerinde varmış. Oysa biz aslında Kürt, Türk, Abaza vs. kardeşmişiz. Erdoğan herkesi “yaradan ötürü” sever imiş. Farkındaysanız söylediği hiç kimseyi sevmem demenin ters-yüz edilmiş şeklidir. Tayyip Erdoğan aslında insanları insan oldukları için sevmemekte, onları allah yarattığı için sevmektedir. Allahın hatırına sevgi sevgi değil, katlanmaktır. Katlanabildiği de şüpheli.

Lafı dolandırmaya hiç gerek yok. Türkiye’de islamcı siyasetçiler “ırkçılık” veya ırkçılığın varyantları konusunda Kemalist siyasetçilerden geri kalmazlar, hatta daha da ileridirler. (“Türkçülük” “ırkçılık”tan çok köken araştırmacılığı sayılmaktadır.) Abdülhamit 1894-96 Ermeni katliamlarında yüzbinlerce Ermeni’yi yokederken nesi ırkçılıktan gerideydi. Ve nihayet o da Türkiye toprakları üzerinde bir “müslüman Türk kalesi” kurmak amacındaydı. Türkiye’de anti-semitizmi bugünlere taşıyan ideolojik ve siyasi damar esas olarak AKP’de somutlanan islamcı akımdan başkası değildir. Türk milliyetçiliği –veya ırkçılığı– kendini hemen her zaman islam veya müslümanlıkla ifade etmiştir. Yokettiği yüzbinlerce insana Ermeni, Rum, Süryani, Arap dememiş de toptan ‘gayrimüslim’ demiş diye mi AKP kendini ırkçılıktan sıyıracaktır.

Gelelim Kürt milliyetçiliğine. Gelelim BDP milletvekili Sırrı Sakık’ın özür bile dilemediği ırkçı söylemi üzerinden Kürt milliyetçiliğinin bürünmek tehlikesiyle yüz yüze geldiği Kürt ırkçılığına. Irkçılık herkes için, şu veya bu millet için değil, bütün milletler için suçtur. Fiili suça götürmese, ideoloji ve siyaset düzeyinde söylem olarak kalsa bile suçtur. “Bu memleket” dedi Sakık; “Kafkaslardan, Bosna’dan gelenlerin değil, bizimdir”. Biz dediği de Kürtlerle Türkler. Niye böyle. “Kürtler Türklerden de önce bu topraklarda, kadim halklardan biri olarak yaşadığı için...” Bu doğrudur ama reddedilmesi gereken bir doğrudur. Şerafettin Elçi de Kürtlerin kadimliğinden, tarihte bilmem ne kadar devlet kurmuşluklarından söz ederdi. Dinleyenler de oturup, kendisinin hangi ırktan geldiğini, ne zamandır bu topraklarda olduğunu düşünmeye çağrılmış olurdu. Bu düşünce ve söylem üzerine “arkadaşlık” bile kurulamaz. Tamam, ezen millet oldukları için Kürt milliyetçiliğini Türklerin hoş görmesi gerekir ama Kürtlerin de ne dediğini ve dediğinin kime yaradığını tartarak konuşması gerekir. İyi ki Kürt işçi ve emekçileri Sırrı Sakık gibi düşünmemektedir. Bunu ünlü Tekel direnişinde “işçi” gibi düşünüp mücadele ederek MHP taraftarı Türk işçilere bile göstermişlerdir. Ben Kürt olsaydım, Sırrı Sakık gibi asla düşünmezdim. Devlet kurmanın ideolojik ve siyasi temelini güçlendirmek yerine “özgürleşmek” için mücadele ederdim. HHÇ.