Polis, biber gazı, ateşli silah ve bir bakan!

Kim kimden ne anlayışı bekliyor, Allahaşkına?

Bu içişleri bakanı geçen ay malûm suyuna tirit “açılım” vaazlarından birinde sorular üzerine ne dedi? Polis, “mecburiyetten” biber gazı sıkıyor, kalabalıkları zaptetmek için çok gayret sarfediyor, ama silah sıkmıyor demedi mi? Öyle dedi ve ardından ekledi: “Silah sıktırmıyoruz yani...”

Bu lâfı işiten ne anlar?

Ankara’da işçileri gazlatan içişleri bakanıyla Kürt sorununu çözüyoruz diye Kürt belediye başkanlarını tutuklatıp ellerine kelepçe vurdurarak meydanlarda teşhir eden içişleri bakanının aynı hükümetin aynı içişleri bakanı olması tesadüf mü, yoksa Rabbimizin bize bir lûtfu mu?