Caş biraderler Miroğlu ve Metiner

Orhan Miroğlu adını Musa Anter suikastiyle duyurmuştu. 12 Eylül'den önce Kemal Burkay'ın Özgürlük Yolu grubundaymış. 12 Eylül'de Diyarbakır Cezaevinden geçmiş, 1992 Eylül'ünde Anter'in yanında ölümden kurtulmuştu.

2007 Genel Seçimlerinde DTP tarafından Mersin'den bağımsız aday gösterilmiş ve birkaç yüz oy farkıyla seçilememişti.

Taraf Gazetesinde beş yıl kadar köşe yazarlığı yaptı, sonra Ahmet Altan'ı, “AKP'yi sert eleştiriyor, iyi niyetli değil,” diye kınayan bir yazısı yayınlandı. Miroğlu o yazısında yazılarının telif hakkını da düzenli alamadığından şikayet ediyordu.

 

Altan'a şifaen söyleyebileceği veya mail yollayarak ifade edeceği eleştirileri gazetede yayınlayınca anladık ki, Miroğlu bir yerlere mesaj gönderiyor. “Ben sizdenim,” diyor. Derken bir yazısı kısaltılmak istenince gürültüyü kopardı, “yayınlanmayan yazım” diye İnternet sitelerine o yazıyı gönderdi. Fakat Ahmet Altan açıkladı ki, gönderdiği yazılara orijinal metinde olmayan bir paragraf eklemiş. Altan, “bize gönderdiği yazı mail box'ta duruyor” diyerek Miroğlu'nun tıynetini açıkladı.

Miroğlu, “yazım basılmadı” bahanesiyle gazeteden ayrılırken basın çevrelerinde bir haber dolaştı: Kendisinin olaydan önce Star Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Mustafa Karaalioğlu ile görüştüğü ve Star'da yazacağı ileri sürüldü. Sonra bir süre “Today Zaman”a yazı verdi, yazdıkları İngilizceye çevriliyor, Türkçesi İnternette yayınlanıyordu. Nihayet, basın kulislerinde söylenenler doğru çıktı, Orhan Miroğlu Star'da köşe yazarı oldu.

Star Gazetesi Yeni Şafak'la birlikte AKP'nin basındaki doğrudan sözcülerinden biridir ve Karaalioğlu'nun da açıkladığı gibi o gazete TMSF'den satın alındıktan sonra gazetenin başına bizzat Tayyip Erdoğan tarafından geçirilmiştir.

Yani artık Miroğlu vakasının siyasi bir sorun olmadığı, parasallıkla iç içe girmiş bir karakter konusu olduğu kesinlik kazandı… Nitekim kendisiyle yapılan bir söyleşide “AKPartiden milletvekili olacağınız söyleniyor,” sorusuna “Hayır” diye yanıt vermemiş, hukuken yasaklı olduğunu, yasağın 2014'e kadar sona ereceğini umduğunu belirtmişti.

Böylece Orhan Miroğlu önce meslektaşı Mehmet Metiner gibi AKP yandaşı ve müdafii oldu, sıra şimdi 2015'te milletvekilliğine geldi. Miroğlu şerefli kariyerini mebuslukla taçlandırırsa, vazifesi tam olacak.

Yani Miroğlu eskiden “Kak Orhan”dı, artık “Caş Orhan” oldu. “Caş Orhan”la, “Caş Muhammed” artık ikizler. Yeni caş AKP'ye hayırlı olsun.

***

Kürtler ve"Caş"lar

Kürtler "caş" sözcüğünü rastgele kullanmazlar. Dillerinde eşek sıpası anlamına gelir ama sözcüğü siyaset diline terfi ettirmişler, "işbirlikçi", "korucu", "hain" anlamını yükleyerek kullanmışlardır. Kendilerinden birine "caş" dediklerinde neredeyse hiç yanılmazlar da, çünkü bir değil, bin değil, onbinlerce somut örneğini yaşamışlardır. Kürtler Türk devletiyle işbirliği yapan her Kürde "caş" demezler. Çünkü yapılan işbirliği Kürtlerin lehine ve yararına da olabilir. Şahsi çıkarı için ve Kürtlere zarar verecek biçimde Türk devleti ile işbirliği yapanlar, "caş" nitelemesini hak ederler. Türk devlet bayrağı da Kürtler için olumsuz, hatta kışkırtıcı bir imajdır. "Türk bayrağı+ Kürt"ü bir arada gördüğünüz zaman tartışılacak başka bir şey kalmamış demektir.