Üniversiteye rahat gidemiyor

Tayyip Erdoğan Türk uydusunun Çin'deki uzay üssünden fırlatılmasına kumanda gösterisi yapmak için atraksiyonun yapılacağı ve canlı yayınla kamuya yansıtılacağı ODTÜ'ye gitti. Giderken yanında 3600 polis götürdü.

1000 kadar öğrenci Tayyip Erdoğan'ı üniversitede görmek istemediklerinden bahçede protesto eylemi yaptılar. 1000 öğrenciyi dağıtmak için onların üç misli tam donanımlı ve gaz bombalı polis harekete geçti. Geri kalan 600'ü başbakanlarının çevresine koruma önlemleri aldılar. Bir öğrenci başından yaralandı. 2'i gözaltına alındı. Olaylar bütün gün devam etti.

Gaz bombaları ve coplar, gözaltı ve tutuklamalar mevcut rejimin vaka-yı adiyeden (olağan olaylardan) saydığı kuvvet kullanmasıydı. Kim bilir kaçıncısıydı?

 

Öğrenciler adına yapılan açıklamada "Eğer AKP'yi protesto etmek suç ise sadece 20 öğrenci değil bütün gençlik suçludur", "ODTÜ devrimcidir, özgürlükçüdür, gericilere geçit vermez", "Arkadaşlarımız gözaltına alınırken rektörümüz neredeydi?"

ODTÜ Öğretim Elemanları Derneği adına Prof. Dr. Ali Gökmen ve ODTÜ Mezunlar Derneği Başkanı Himmet Şahin'de bir basın açıklaması yaparak, üniversitelerde bir süredir öğrencilere yönelen baskıları kınayarak, gözaltına alınan öğrencilerin bir an önce serbest bırakılmasını istediler. Yerleşkedeki polis mevcudiyetini de onaylamadıklarını söyleyen Gökmen ve Şahin, hükümeti öğrenci sorunlarına duyarlı olmaya çağırdılar.

ODTÜ olaylarına ait olanını yanıtlarken açtı ağzını, yumdu gözünü:

"Bu üniversitenin yönetimi samimi değil. Siz nasıl bir üniversite yönetimisiniz ki, kalkıyorsunuz Türkiye'nin uydusunu fırlatacak günde gururlanmanı z lâzım. Yahu siz nasıl bir öğretim üyesisiniz ki, eğer hepsi böyleyse bu ülke batmış! Orada gelip lastik yakıyorlar. Yetiştirdiğiniz öğrenciler buysa bu ülke batmış. Bunlar da buysa bu ülke batmış. Böyle öğretim üyeleri olsa ne olur, olmasa ne olur. Eylemleri yapanları araştırıyorsunuz içlerinde bir kısmı ODTÜ öğrencisi, diğerleri dışarıdan gelmiş. Bir kısmı terör örgütü mensupları" dedi.

Daha şiddetli lafları bir başka toplantıda da söyledi.

Tayyip Erdoğan hiddetlenip, şiddetlenirken protestocuları terör örgütü mensubu ilan ederek seçmenlerine dezenformasyona başvurdu. Oysa polis çektiği onca fotoğraftan tek bir “terörist” saptayamadı. Yani T.C. Başbakanı hilaf- ı hakikat konuştu.

Diğer dezenformasyon baş politikacının protestoları sanki uyduya karşı yapılmış göstermesiydi. Oysa protestolar uyduya değil, Tayyip Erdoğan'aydı.

Vurgulayacağımız asıl nokta, öğrenciler ve öğretim üyeleri için “bilime saygıları yok” demesiydi. Hayır, onlar bilime değil Tayyip Erdoğan'a karşıydılar.

Erdoğan “Politikaya, ideolojiye bulaşmasınlar” demekteydi. 12 Eylül'e ve Kenan Evren'e karşı olduğunu söyleyen Tayyip Erdoğan tam da Kenan Evren gibi konuşmaktaydı. Kenan Evren durup durup 12 Eylül 1980 öncesinde öğrencilerin politikaya bulaşmalarını ideolojik olmalarını suç olarak gösterirdi.

Halefi Tayyip Erdoğan da öyle yapıyor.

ODTÜ'deki öğrenci protestosu Tayyip Erdoğan'ın üniversitelerde karşılaştığı ne ilk protesto, ne de sonuncusu olacak.

İşte geriye doğru son üç örnek:

* 12 Ekim 2011 günü Akademik yılın açılış töreni için İstanbul Üniversitesi'nin Avcılar'daki binalarına gelen Tayyip Erdoğan'ı üniversiteliler protesto ettiler.

* 3 Ekim 2011 günü Ankara Üniversitesi'nin ders yılı açılış töreninde de Erdoğan'a karşı benzer protestolar olmuş 19 öğrenci gözaltına alınmıştı.

* 3 Temmuz 2012 günü Aydın Üniversitesi'nin mezuniyet törenine konuşmak için gelen Tayyip Erdoğan'ı öğrenciler protesto etmişlerdi.

Demek ki, Erdoğan'ın hiddetlendiği, şiddetlendiği sadece ODTÜ öğrencileri değil, çünkü üniversite öğrencileri onun seçmen kitlesi değil, YÖK ne kadar uğraşırsa uğraşsın, C. Başkanı Gül hangi rektörleri tayin ederse etsin, üniversiteler AKP'nin arka bahçesi değil.

Dikkatlerinden kaçmış olanlar için Ankara Üniversitesi’ndeki açılış töreni hakkındaki şu bilgileri hatırlatalım:

“Çatılara keskin nişancılar yerleştirilirken, listede adı olmayanlar içeri alınmadı, çiçek ve çelenkler tören salonuna sokulmadı. İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü (AFAD) tarafından Kimyasal Biyolojik Radyolojik Nükleer (KBRN) Silahlardan Korunma aracı ve ekipleri üniversite bahçesinde hazır bekletildi. Erdoğan'ı protesto etmek isteyen gruptaki 19 üniversiteli gözaltına alındı.

Erdoğan'ın Ankara Üniversitesi'nde törene katılması nedeniyle üniversite kampüsündeki çatılara keskin nişancılar yerleştirildi. Morfoloji binasında gerçekleştirilen konferansa sadece listede adı olanlar alındı. Öğrenci ve öğretim üyeleri de yapılan aramalardan sonra salona girebildi.”

Üniversiteye nükleer korumayla gidecek, konuşacağı salona listeyle dinleyici alınacak, onların da her biri sıkı sıkıya kontrolden geçecek ya da bir başka üniversiteye 3600 polisle teşrif buyuracak, bu bir başbakan için hicab konusudur.

Öğrenci kitlesi onu ve siyasetini sevmiyor, istemiyor. İkide bir bağıran, çağıran, tehdit savuran politikacıdan haz etmiyor.

Değil mi ki, huzurunda “Parasız eğitim istiyoruz” diyen iki öğrenci yaka paça içeri atıldı, gazaba uğrayan o iki masum 19 ay cezaevinde tutuldu, böyle bir politikacı hiçbir zaman gençliğe yaranamaz. Zaten böyle bir meselesi yok. O sadece gaz refakatçi polis ordusuyla, copla, gaz bombasıyla üniversiteye girebilecek. “Benim İçişleri Bakanım” dediği İdris Naim Şahin bile polisin orantısız güç kullandığını ikrar etmedi mi?

İşte sizin dayanağınız bu.