Hrant suikastinin üstünü AKP rejimi örttü

Hrant Dink öldürüleli 6 yıl oluyor. Tetikçiler yakalandı, mahkûm edildi (hepsi de edilmedi, mesela Erhan Tuncel ceza almadı). Fakat böyle bir suikast elbette üç-beş lumpen Alperenin marifeti değildi. Onun öldürüleceği ihbarını alan jandarma komutanı, haberi getiren astsubaya, “tamam, ben ilgilenirim,” demiş, muhtemelen yukarıya bildirmişti. Trabzon Emniyeti haberi Emniyet Genel Müdürlüğü’ne, İstanbul Valiliği’ne bildirdiği halde hiçbir yetkili önlem almadı. Her şey açığa çıktıktan sonra bile o sorumlular hakkında idari önlem alınmadı, tersine hepsi terfi veya taltif ettirildi. İstanbul Emniyet Md. Vali yapıldı, İstanbul Valisi Tayyip Erdoğan tarafından AKP mebusluğuna atandı.

 

Bir de Ramazan Akyürek vakası var. İstanbul Emniyetindeyken Vali tarafından cemaat mensubu olduğu saptanmıştı. Trabzon Emniyet Md. iken McDonald's bombalanması faili Erhan Tuncel'in suçunu örtbas edip, onu polis muhbiri yapmıştı.

Ayrıca, Akyürek'in Emniyet Müdürlüğü döneminde KTÜ Öğretim Üyeleri Doç. Hicabi Cındık ve Prof. Dr. Sadettin Güner ile Santa Maria Kilisesi'nin rahibi Rahip Santoro öldürülmüştü.

Cemaatin ve AKP'nin Emniyetteki gözde elemanlarından Akyürek Trabzon Emniyet Müdürü'yken, Hrant Dink'in öldürüleceği bilgisi geldiğinde de görev başındaydı.

Sonra terfi ettirildi: Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Dairesi Başkanlığına getirildi. Hrant Dink cinayeti de bu dönemde işlendi. Trabzon ile İstanbul arasındaki istihbarat alışverişi ve bunun için gereken işbirliğinin yapılmamış olduğu için Dink'in avukatları, "Sorumluluğu vardır" dediler, yargılanmasını istediler. Ancak yargılanmadı, sorgulanmadı. Tayyip Erdoğan rejimi tarafından himaye edildi.

Ekim 2009'da, yani Dink öldürüldükten 2,5 yıl sonra Akyürek o grevden alınarak Teftiş Dairesi Başkanlığına atandı. Hrant Dink cinayeti kapsamında hakkındaki iddialarla ilgili olarak mülkiye başmüfettişleri tarafından yapılan inceleme ve araştırma neticesinde Akyürek'e isnat edilebilecek herhangi bir olumsuzluğun ortaya konulamadığı belirtildi.

Şimdi Yargıtay tetikçiler hakkındaki hükümleri muhtemelen onaylayacak ve hem Tayyip Erdoğan hem de Nur Cemaati, “yargı kararını verdi” diyerek olayı ebediyen kapatmaya kalkacaklar.

Ama tabii ki yağma yok. Sadece Türkiye'yi değil, tüm demokratik dünyayı ayağa kaldıran bir suikasti örtbas edemezsiniz. Asli failler elbet ortaya çıkarılacaktır. Tayyip Erdoğan kendi devr-i iktidarının sür git devam edeceğini zannetmesin. O değil mi ki, Dink'in öldürülmesine göz göre göre göz yuman mülki ve idari amirleri korumuştur, terfi ve taltif ettirmiştir.

Hrant Dink'in öldürülmesinin birinci nedeninin Agos Gazetesinde Sabiha Gökçen'in yetimhanedeki bir Ermeni kızı olduğunu açıklamasıydı. "Sabiha-Hatunun sırrı" başlıklı haber, on beş gün sonra Hürriyet´te "Sabiha Gökçen mi, Hatun Sebilciyan mı" başlığıyla verildi. Haberin ertesinde Genelkurmay bir açıklama yaptı, "milli birlik ve beraberliği" vurguladı. Sonra Kemal Kerinçsiz ve çetesi Agos önünde gösteri yaptılar. Tehditler savurdular.

Derken Dink İstanbul Vali Yardımcısı Erol Güngör'ün makamına çağırıldı ve kendilerini Vali Yardımcısı'nın konukları olarak tanıtan biri erkek, diğeri kadın iki esrarengiz kişi Dink'i uyardılar ve kendi imzasıyla yazdığı haberin yalan olduğunu açıkladılar. Hrant bu görüşmeyi bir kaç yakını hariç kimseye söylemedi, neden sonra söylediğinde arkadaşları olayı yazmasını istediler, o da yazdı, iki hafta sonra öldürüldü.

Bütün bu bilgileri defalarca yazdık. Ama bu ülkede her şey çok çabuk unutuluyor. Bizim görevimiz ise unutturmamak.

Nasıl olur da, Ulu Önder Atatürk'ün kızı Ermeni asıllı olabilirdi. Olaylar gösteriyor ki, suikast paralel devletin işiydi, ama sadece Trabzon jandarma komutanı albay değil, Trabzon, İstanbul ve Ankara'daki haberli mülki amirler de olayın suç ortağıdırlar, onları koruyan Tayyip Erdoğan ve arkadaşları da.

Neden? Çünkü bu konularda Kemalistler ile ikiz kardeştirler. Aralarındaki kavga iktidarı paylaşma kavgasıdır. Ama hepsi Türk-İslam sentezcisidirler. Konu Türk ve Müslüman olmayan topluluklar oldu mu, aralarında fark yoktur.