Mal bulmuş bezirgân etiği

Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’nin bir üyesi geçen aylarda bir gün, İsviçre’deki halk oylaması sonrasında, hiç vakit geçirmeden cûşa geldi ve bütün İslam âlemine, “İsviçre bankalarındaki paralarınızı çekin ve Türkiye bankalarına yatırın!” çağrısı çıkardı!

Nasıl, beğendiniz mi, bu ülkenin bir bakanının –kılığına kalıbına bakılıp da Avrupalıların karşısına AB müzakerecisi diye çıkarılan birinin– ülke ekonomisinin çıkarı uğruna göğsünü gere gere sergilediği fırsatçılığı..?

Gerçi, dediği arada kaynadı gitti ama, bakan olacak kişi bunu düşünmüş ve beyan etmekten çekinmemişti, siz ona bakın...

Bu türden uyanık bakanlarımız oldukça sırtımızın yere gelmeyeceği muhakkakdır. Hattâ, bırakın “Yeni Osmanlı”cı hegemonya arayışlarını filan, eski Osmanlı’nın kendisini bile bu gidişle dünyanın başına hortlatırız, alimallah!

Bu çağrı ile Türkiye siyasetinin yeni parlayan yıldızı Davutoğlu’nun derin stratejik teorileri arasındaki sığ parallellik dikkatinizi çekmediyse... çeksin!

Cami minaresinin –bir parça dolaylı da olsa– daha ne hayırlara vesile olacağı şimdiden anlaşılıyor.