Fazıl Say

Fazıl Say Türkiye'de nasıl konuşulur bilmiyor. Bilmese de olur. işi geyik muhabbetiyle vakit geçirmek, merâmını anlatılabilir kılmak değil. Onu konuşturmayın. Karşısına geçip anlamayacağı laflar etmeyin. Size, sizlere benzemiyor. Siz onu anlamaya çalışın. Hayatlarında bir senfoninin ilk üç dakikasını bestelememiş insanların ondan Çetin Altan'la laf yarıştırmasını beklemeleri gibi bir izansızlık olabilir mi?

Fazıl Say, iş laf yarıştırmaya gelince şaşalı yor. Ne diyeceğini bilemiyor, dedikleri de merâmını dile getirmeye yetmiyor. Bunu anlamak ve anlayışla karşılamak lâzım. Anlamayanlar onun bu hâlinden kendilerine pay çıkarmayı bir matah sanıyorlar. Onu anlamaya çalışmak kimseye hiç bir şey kaybettirmez. Onunla dalaşmayın, kendinizi yaralar da farkına bile varmazsınız.

Fazıl Say'ın itirazı insanın sürü haline. insanı n sürü halini kendilerine yakıştıranlar ne kadar alınırlarsa alınsınlar, bu böyle. Dedikleriyle birilerini yaralıyorsa, bu ülkenin ortak dilinin tuzağına düştüğünden. Boş verin gitsin. N'olmuş? O sizin dilinizden anlamıyor, siz onu anlayın. Birazcık tahammüllü olun. Bu ülke sathında şu günlerde daha kimlere, nelere tahammül etmektesiniz!

Fazıl Say gibi birisi bu ülkeye 90 yılda bir kere geldi. O geldi. Bunu anlayın…ki dünyanın başka halleri de olabileceğine birazcık aklınız yatsın. Daha ne istiyorsunuz? Fazıl Say jiletçilerin hakkını tanıyacak da ne olacak? Tanı yanlar ne ki? O Aşık Veysel'i pekâlâ anlıyor. Nazım'a dost. Mezopotamya'nın yetmiş iki buçuk diline bigâne değil.

Bırakın hiç anlamasın Fazıl Say sizi, sizleri ve illa onu anlamayıp jiletçileri anladıklarıyla kalanları ki müziğinden sizlerin ve çocuklarınızın ve torunlarınızın üzerine ışık yağsın…