O kadar demokratlık neye yetiyor?

AKP’ye demokratik bir misyon biçerek destek verdikleri için soldan büyük eleştiri alan solcuların yüzünü kızartacak şoklar bizzat Başbakan’ın kendisinden geliyor. “Ağzından çıkanı kulağı duymuyor” kinâyesine son sözü Afyon’da söyledi. Ancak bir faşist tarafından öylenebilirdi o söz:

“Böyle şey olur mu? Yargının içinde dernek mi kurulurmuş! Bunu da ilk fırsatta halletmemiz lâzım. Bir defa kesinlikle yargıda bu tür dernekler olamaz, olmamalı.” (8 Ağustos 2010.)

Sekiz yıllık AKP iktidarının sırtına binerek AB demokrasisine uçma hayalleri gören arsız “liberaller” bu sözü nerelerinde saklayacaklar? Adam açık konuşuyor, kendisiyle tutarlı. Dernek kurma hakkına tahammülü yok. Kurmuşlarsa... halledecek! Oysa yargı bağımsızlığı denilen şeyin temeli ve garantisi yargıçların meslekî demokratik örgütlenmelerinden başka ne olabilir? “Liberal solcu”larda azıcık “sol namus” kaldıysa bu konuya bir açıklık getirsinler de bilelim.

Yargıç ve savcı sendikaları olsun mu, olmasın mı? Vakti gelmiş midir, gelmemiş midir?