Hayat Ağacı

Asya yüzyılı
Zeki Yavuz

Arka kapak

1908 Grevleri
Kızılcık, Sayı 4 (Ekim 2000)

1071 maya tutmaz

frigler-kibele-crTürk devleti ve –HDP hariç– tüm siyasi partiler ve devlet birlik olmuşlar, Türk-İslam sentezini diriltmeye çalışıyorlar. Yeniden Türkleşiyoruz ve mühim miktarda bir sol kesim de bunda “antiemperyalizm” görüp heyecanlanıyor.

Oysa bu bayatlamış bir hikâyedir. 1923’ten itibaren,

“Yeni Türkiye”de durum, aynı zamanda politikacı da olan kuramcı Massimo d'Azeglio'nun, "İtalya'yı yarattık, şimdi de İtalyanları yaratmalıyız."1 sözüyle anlatmaya çalıştığı durumdan farksızdır.

“Kâğıt üzerinde herkesi Türk tanımı içine almak devletin devamlılığı içindi. (Türk) Milliyetçiliği Batılılaşmada kullanılabilecek etkin araçlardandı. Bu istikamette milliyetçilik ve milli kimlik, Türkiye'de modernleştirme ideolojisi ve pratiği işlevini gördü."2

İlk Tarih Kongresi çok kafa yordu, 1071’den fazlasını bulamadı. Bulamazdı çünkü “Türk” sadece kâğıda yazılırdı, fazlası yoktu."Türk" kimliği oluşturmanın güçlüğüne açıklık getirmek için döneme ait bir temel belgeyi burada örnek gösterebiliriz:

1934 tarihli İskân Kanunu'nda 'Türk' bir ırk telakki edilmiş ve kimliğiyle ilgili şu tanımlar kullanılmıştır.3

  • Türk olup Türkçe bilmeyenler,
  • Türk olmayıp Türkçe bilenler,
  • Türk olmayıp Türk kültürünü benimseyenler,
  • Türk olup Türk kültürüne yabancı olanlar,
  • Türkiye'de yaşayıp Türk kültürüne bağlı olmayanlar,
  • Dışarıdan gelen Türk kültürlü muhacirler… vb.

Ne anladınız?

Şöyle bakılsa belki daha doğru bir yola girilecekti, ama bu da Kemalist devlet ve siyaset diktasının (elitinin) işine gelmeyecekti: (1071 ile Anadolu’ya gelen) “…Türkler olsa olsa iki, üç milyon insandan oluşuyordu. O zaman Anadolu'nun toplam nüfusu yirmi üç milyondu. Ataları ta Hitit ve Hititlerden önceki uluslara, Babillilere, Asurlulara,  Frigyalılara, İonia ve Dorlarla Lidyalılara ve hatta Amazonlara,  Simmeryenlere ve Gotlara dayanan Anadolu halkına Türkler karıştı ve dillerini Anadolu'ya yaydı. …Ancak burada kandan söz etmiyoruz; kültürden söz ediyoruz. Kültürünse soyla ilgisi yoktur.”4

MHP de aş pişirenler arasında olduğuna göre şu da eklenmeli:

"Gelelim Turancılara! Bunlar Anadolu'nun binlerce yıllık kültür ve görenek verilerini, günümüz Anadolusunun etkin birliğini –göz göre göre– bir yana teperek Turan ve muran efsanelerini ulusal kültür diye benimseyekorlar. İşte bu şimdiye dek hiçbir zaman, hiçbir yerde, hiçbir ulusça usda da, düşte de görülmemiş bir garabettir. Araplarla Yahudiler Sami (semitik) oldukları halde, kültür kökenlerini Firavni Mısır'da ya da Asurilerde aramazlar. Goth'lar, Sakson'lar, Ang'lar,  Alemanni'ler ve Vandal'ların kimi Kuzey Avrupa yoluyla, topu da Asya'dan gelmedir. Frank'lar, Lombard'lar, Goth'lar da öyle. Kelt'ler İsa'dan iki bin yıl önce Asya'dan gelerek Anadolu üzerinden Batı'ya göç ettiler. Bugün Almanlar, Fransızlar, İngilizler 'kültürümüz' deyince, hangi uluslarla karışmışlarsa, hangi koşulların etkisinde kalmışlarsa bu etkilerin toplamına 'kültürümüz' demişlerdir... Bu toplumların hiçbiri bugünkü kültürlerini eskiden gelmiş oldukları yerdeki eski varlıklarında aramazlar."5

“Eksen kayması” vb. tefsirlerden ‘antiemperyalizm’ çıkarmaya çalışan zihin uyuşukluğuna da ben yardımcı olayım. Türkiye’de emperyalizmin adresi İstanbul’un Rumeli yakasında, Şişhane civarındadır, hemen bulursun. Fakat kapı zilinde emperyalizm değil, TÜSİAD yazar; şaşırma.

1. Soysal, Esra Karlıova. "Küreselleşme, Milliyetçiliğin Sonu mu?" Uluslararası Beşeri ve Sosyal Bilimler İnceleme Dergisi 2, Sayı 2 (2018): 20-7.
2. Keyder, Çağlar. Ulusal Kalkınmacılığının İflası. 2. Baskı. Ankara: Metis Yayınları, 1996. 116.
3. 2510 sayılı ve 14 Haziran 1934 tarihli kanun. T.C. Resmî Gazete, Sayı 2733 (21 Haziran 1934): 4003-9.
4. Halikarnas Balıkçısı. Arşipel, 2. Basım. Ankara: Bilgi Yayınevi, 1995. 147-8.
5. Halikarnas Balıkçısı. Anadolu'nun Sesi. 4. Basım. Ankara: Bilgi Yayınevi, 1992. 218.