Hayat ağacı

Mühür

CHP fenomeni

kukla1-crCHP “Sol”dur, 1966’dan beri, İnönü’den, Ecevit’ten, Baykal’dan beri. Bu sol kimlik Erim, Melen, Feyzioğlu gibi faşistleri de kapsar. Sorgulanması gereken “SOL” kavramının kendisidir, bunun için zaten sayısız “sol etiket” üretilmiştir.

Öyledir, değildir tartışması ile işin içinden çıkılamaz. Olgulara bakmak lazım. CHP’lilik kimliğine istikrar kazandıran en güçlü kavram antikomünizmdir.

TİP’li (1970 öncesi) iken kendimize paye için kendimizi kandırırdık; “TİP güçleniyor, CHP korktu, sol kisveye büründü” derdik. CHP devlet kurmuştur, “kendi sentezi bir devlet” kurmuştur; kurduğu İngiliz hesabınadır; Komünizm ile Batı arasına giren “tampon”dur ve bunun böyle olmasının “Bağımsız Türkiye!” ile çelişen hiçbir yanı yoktur.

Olgular üzerinden gidersek açıkça görürüz, CHP’yi en iyi kullanan güç sermaye sınıfıdır; işçi mücadelelerinin, sol-sosyalist mücadelelerin denetim altına alınamadığı dönemlerde CHP’ye el atılır ve CHP de zaten kendini bu göreve hazır tutar; kendi soluyla arasına çektiği duvar, sermaye sınıfının güvenini sarsmamak için her zaman yüksek tutulmuştur. Sol-sosyalist güçler ve siyasetler de CHP’yi kullanmak istemişlerdir ve CHP de bu kapıyı açık tutarak kendine ilgi duyan solu kendi siyasi hedefleri için kullanmayı başarmıştır; bunun istisnası hiç olmamıştır. Adını yazmadık diye “muaflığı” düşünülmesin, Komünistler de 1970 başlarına kadar ve 1990 sonrasında büyük ölçüde bu ideolojik ve politik sol yanılgının kapsamındadır.

Gelelim bugüne: CHP’nin kendi soluna bakışı içerik değiştirmemiş, buna ayrıca “Kürt Meselesi” eklenmiştir. CHP “Kürt Meselesi”ni en iyi bilen partidir; çünkü ilgili tarih diliminde kendi devletini Kürt Meselesi’ni çözerek kurmuştur; kurduğu devlet her bakımdan “üniter”dir ve fakat sadece Kürt Meselesi bağlamında “örtülü federasyon”muş gibi politika gütmeyi başarmıştır ve Barzani hareketi ile uygun adım yürüyebilmesi, bu hareketten siyasileri (Şerafettin Elçi gibileri) hükümetlere alması bu özelliği sayesinde mümkün olmuştur.

İşte şimdi, büyük mana yüklenen kıytırık bir yerel seçimde CHP yine Türkiye solunu kullanıyor. Türkiye soluyla yakın duran Kürt siyasi unsurların partisi olarak gördüğü için HDP ile iş birliğine yanaşmıyor. Bunu, geleneksel politikası (solu kullanmak) gereği yapıyor.

Bize düşen, CHP’ye kızmak, öfke duymak değil, onu bilmek, tanımak ve gereğini yapmaktır.