Hayat ağacı

Mühür

Türkiye Fransa’ya çok benzer (IV)

kastamonu-cr1906 KASTAMONU AYAKLANMASI

1906 yılına gelindiğinde durum büsbütün kötüleşmişti. “Şahsi Vergi”nin kaldırılması için 14 Ocak 1906'da Kastamonu'dan merkeze telgraflar gelmeye başladı. Gelen telgraflara sinen isyankâr dil ve arkasında yatan kararlılık, padişah Abdülhamit'i endişeye sevketti. Ve 1906 yılının ilk ayaklanması Kastamonu'dan başladı. (Aktaran: Muammer Demirel, s. 11.)

Kastamonu'da düzene karşı duyulan derin öfkeyi Ocak ayında yapılan belediye seçimleri dışavurdu. Şehir halkı, seçimi boykot etti. Halk kendi içinden bir heyet seçip askerî komutana gönderdi ve belediye harcamalarının askeriye tarafından denetlenmesini istedi. Halk ayrıca, harcamaları kontrol için, güvendiği kişilerin belediye meclisine seçilmesi şartını da koştu. Halkın öfkesinin özellikle “Şahsi Vergi”ye yönelmesi nedensiz veya rastlantı değildi. Çünkü tüm yüksek rütbeli ve yüksek gelirli devlet memurları bu vergiden muaftı. Kastamonu halkının başkente çektiği telgraflarda şehrin tüm şahsi vergilerin, çok zengin olduğu halde tek kuruş vergi vermeyen Vali Enis Paşa'dan alınmasını istemesinde herhangi bir mantıksızlık bulunmuyordu. (Başbakanlık Arşivi, YM, Nr.11-440 ve Nr. ll-438. akt: M.D. s.10.)

Askerî komutan görevi olmadığı gerekçesiyle halkın taleplerini geri çevirdi. Bunun üzerine Kastamonu'daki ticareti elinde tutan otuziki esnaf ve zanaatkar bu taleplerini bir telgrafla İstanbul hükümetine ilettiler. Hükümet başvuruyu dikkate bile almadı. Başta tüccar sınıfı olmak üzere öfkelenen devletin ilgisizliğine öfkelendi ve 21 Ocak 1906'da beş yüz kişilik bir halk topluluğu vilayet konağı önünde toplandı. Burada yapılan protestolardan sonra kalabalık Telgrafhane’ye yürüdü ve binayı ele geçirdi. Vergilerin kaldırılması talepleri saraya buradan, yeniden iletildi. Ayaklananların sayısı gün içinde büyüdü ve 4 bin kişiyi buldu. Ayaklanmaya şehrin Ermeni sakinleri de katılıyordu. Halk, ertesi sabaha kadar Saray'dan cevap bekledi. Bu sırada Vali Enis Paşa da hükümet konağında gözaltında tutulmaktaydı. Ertesi gün polis Telgrafhane'ye girmeye çalıştı, giremedi, bir polis halk tarafından rehin alındı. Şehrin tüm ileri gelen, sözü geçen unsurları ayaklanmayı destekliyordu. Telgrafhane işgali on gün sürdü.

31 Ocak günü gösteriler yeniden başladı. Müslüman halktan, Ermeni ve Rumlar'dan oluşan büyük bir kalabalık, tekrar Telgrafhane önünde toplanarak, konan ek vergilerin kaldırılması ve Vali ile Defterdar'ın görevden alınması için yeniden gösteriye başladı. Gösteriye destek için şehirde bütün işyerleri kepenk indirdi. (Aktaran: Kastamonu'da Hareket-i İhtilâlkârane, s.64-69.)

Vali Enis Paşa, askerî komutan ve polis şefinden ayaklanan kalabalığı dağıtmalarını ve ayaklanmaya öncülük edenlerin yakalamasını istedi. Ancak komutan ve polis müdürü Vali'nin isteğini reddettiler. (Zîya Demircioğlu, Kastamonu Valileri, 1881-1908, s. 87-89.) Vali ve defterdar görevden alındı. (EO. 424/210, Sir Nicholas O'Conor'dan Sir Edward Grey'e, İstanbul, 13 Şubat 1906, Further Correspondence Respecting Asiatic Turkey, No.8984, s.8. Kastamonu'da Hareket-i İhtilâlkârane, s.69.)

Kastamonu'da yaşananlar mahallî bir karakter taşımıyordu. Osmanlı ülkesinin genel durumu ve devlet-toplum ilişkileri açısından olgunlaşmış özel bir durum sözkonusuydu. Vilayet bazına inildiğinde, Osmanlı devlet mekanizması işletilemez hale gelmişti. İşin içinden çıkamadığı için otoritesini büsbütün yitiren Enis Paşa hükümet tarafından görevden alındı ve yerine askerî komutan Ali Rıza Paşa Kastamonu valiliğine atandı.  Yeni vali Abdülhamit'ten gelen elebaşıları yakalama emrine uymadı. Çünkü o da rejiminin muhaliflerindendi ve rüşvetçi memurları görevden almakla yetindi. (Ziya Demircioğlu, Kastamonu Valileri, 1881-1908, s.91-93.)

Kastamonu 1906 yılı isyanı vilayete bağlı sancaklara da yayıldı. Sinop'ta birkaç bin kişi kaymakamlığa yürüdü, telgrafhane'yi işgal etti. Kaymakam İstanbul'a gitmekte olan bir gemiye zorla bindirilip geri gönderildi. (Iurii Ashotovich Petrosian, Sovyet Gözüyle Jön Türkler, s.236.)

Bunlar olurken Musul'da da Ocak ayı sonuna doğru bir vergi isyanı başgösteriyordu.

1907 GENEL DURUM

1907 yılına gelinceye kadar ki dört yıl içinde Osmanlı İmparatorluğunda âdeta basit yerel tepkilerden başlayıp deney kazanarak olgunlaşan ve siyasallaşan bir halk ayaklanmasıdır yaşanan. Ayaklanma aynı zamanda kabataslak siyasal bir örgütün yönetimde gelişmektedir. Burada asıl dikkat çekilmesi gereken nokta, İTC'nin devrim amacıdır. Ayaklanmalar döneminde İTC literatürü Rusya ve İran'da gerçekleşen meşrutiyet devrimlerine yoğunlaşmıştır; hemen her İTC bildirisinde bu iki devrime dikkat çekiliyordu. (F.O. 424/213, Konsolos Muavini Dickson'dan Sir Nicholas O'Conor'a, Van, 4 Ağustos 1907, Further Correspondence Respecting the Affairs of Asiatic Turkey, No.9305, s.114 ve "Execution", Pro Armenia, 5 Ekim 1907, s.1166.) Ali Bey'in öldürülmesi üzerine, Hükümet, yerine Bağdad Valisi Abdül Vehab Paşa'yı yeni Van valisi olarak atadı. ("The Vilayet of Van," Levant Herald and Eastern Express, Weekly Commercial Budget, 27/41, 12 Ekim 1907, s.494.) Ancak atamanın hemen ardından Abdül Vehab Paşa'nın görev yeri değiştirildi ve kendisi Erzurum Valiliği'ne atandı ("Personal," Levant Herald and Eastern Express, Weekly Commercial Budget, 27/43, 26 Ekim 1907, s.546.) ("Le Mouvement Iurc â Erzeroum", Pro Armenia, 5 Şubat 1908, s. 1231; ve A. M. Valuyskiy, Jön Türk Hareketi Öncesinde-Moskova Arşivi Belgelerine Göre-Doğu Anadolu'da Ayaklanmalar, s.148.)

İttihatçı ideologlardan Abdullah Cevdet'in (Karadağ); yayınladığı bir broşürde, Müslüman olan ve olmayan tüm halka seslenmesi ve Rusya ve İran'da anayasal düzenin değiştirilmesiyle ilgili olayların Türkiye için örnek alınmasını istemesi, 1907 yılında tüm toplumsal ve siyasal süreçlerin bir devrime doğru ilerlediğini göstermesi bakımından bir örnekti: "Birleşin; yoksul-varlıklı, güçsüz-güçlü, kadın-erkek, genç-yaşlı, hepiniz birleşin. Trabzon halkı, Erzurum halkı, Kastamonu halkları –bu illerin kahraman halkları, yiğit halkları, bizim yiğit kardeşlerimiz– ilk adımı atmış bulunuyorlar. Rusya'ya, İran'a bir göz atınız." (Abdullah Cevdet [Karlıdağ], Uyanın, Uyanın, Cenevre, 1908, s. 15'den nakleden, Orhan Türkdoğan, 1906-1907 Erzurum Hürriyet Ayaklanması: 2, s.497.)

Genel durum, 1907 ortamında İTC'nin özgüvenini iyice artırmıştı, Cemiyet Merkezinden Erzurum'a yazılan mektuplarla gönderilen emirlerde devrimci faaliyetin örgütlenmesi ve gerekirse silahlı direnişe girişilmesi istenmiyordu. (354 Numaralı Mektup, Dr. Bahaeddin Şakir'den Erzurum Şubesi temsilcisine, Paris, 15 Ekim-1907, İttihad ve Terakki Cemiyeti'nin Yazışmalarına Dair Defter I, s. 463-464'den nakleden, Yusuf Hikmet Bayur, Türk İnkılâbı Tarihi, 2/4, s.81-82; "Le Mouvement Turc â Erzeroum", Pro Armenia, 5 Şubat 1908, s.1231; "Çontre Hamid", Pro Armenia, 20 Ekim 1907, s. 1173; "Personal," The Levant Herald and Eastern Express, Weekly Commercial Budget, 27/43, 26 Ekim 1907, s.546.)

1907 yılının genelinde bakıldığında bir devrim isteğini dile getiren propaganda faaliyetlerinin ülkenin tamamını sarmış olduğu görülür. Ekim ayı ortalarında İzmir'de, Ermenileri de kapsayan geniş çaplı operasyonlar başlatıldı, tutuklamalar oldu. ("ASmyme," Pro Armenia, 5 Aralık 1907, s. 99. Ayrıca bkz., "Bahaeddin Şakir Bey'in Bıraktığı Vesikalara Göre İttihad ve Terakki: 59," Milliyet, 8 Ekim 1934, s.2.)

Kasım ayında, operasyonlar Batı Anadolu'nun tamamına, İzmir, Aydın Muğla'ya kadar yayıldı. ("Violences et pillages", Pro Armenia, 20 Ocak 1908, s.1222.)

Ekim ayı sonlarında yiyecek maddelerinin kıtlığı yüzünden ciddi bir ayaklanma da Halep'te patlak verdi. ("La famine", Pro Armenia, 20 Kasım 1907, s.1189; "L’Emeute de Halep", Pro Armenia, 20 Aralık 1907, s.1206; ve "Bahaeddin Şakir Bey'in Bıraktığı Vesikalara Göre İttihad ve Terakki:131", Milliyet, 2 Eylül 1934, s.2.) ve ayaklanma Beyrut'ta da yankı buldu ("La famine", Pro Armenia, 20 Kasım 1907, s.1189.)

1907 Kasım ayında, Diyarbakır'da meydana gelen olaylar ise toplumsal ayaklanmanın gücünü ve derinliğini bir kere daha gösterdi. (K.-J. Basmadjian, "Le Mouvement rivolutionnaire en Asie Mineure," ss.822-823; EO. 424/213, Sir Nicholas O'Conor'dan Sir Edward Grey'e.)

Diyarbakır Valisi Fehmi Bey, yabancı bir Konsolosluğa iltica ederek halkın eline, geçmekten zor kurtuldu. ("Les troubles", Pro Armenia, 5 Aralık 1907, s.1198.)

Kaynakça: Kansu, A. (1995), 1908 Devrimi, Elusive Transformation: The Revolution of 1908 in Turkey, Çeviren: Ayda Erbal, İstanbul: İletişim Yayınları.