Türkiye Fransa’ya çok benzer (III)

trabzon-1898-cr1906 TRABZON AYAKLANMASI

Trabzon'daki olaylar ve eylemler Erzurum ayaklanmasının etkisiyle 1906 yılı içinde yeniden ivme kazandı. Kasım ayı sonlarında, Trabzon'daki Müslümanlar arasında yeni bir hareket doğdu. Muhalif eylemlerinden dolayı İstanbul'dan Trabzon'a sürülmüşlerden biri olan İshak Bey, burada isyan hareketi örgütlediği suçlamasıyla tutuklandı. Polis, İshak Bey'in üzerinde merkezi Paris'te bulunan İttihad ve Terakki Cemiyeti (İTC) ile bağlantısı olduğunu gösteren belgeler buldu. Belgelere göre; İshak Bey, aralarında Erzurumlu bir mollanın da bulunduğu pek çok İttihatçı ile ilişki içindeydi. Trabzon'daki askerî komutan Hamdi Paşa'nın baskısıyla Vali Reşad Bey, durumu İstanbul'a bildirdi. İshak Bey Hükümetin emriyle tutuklanarak Erzincan'a gönderildi. ("Le mouvement turc", Pro Armenia, 20 Ocak 1907, s. 1029. 81-81 "Bahaeddin Şakir Bey'in Bıraktığı Vesikalara Göre İttihad ve Terakki: 128 ve 129", Milliyet, 30 ve 31.)

Ayaklanmaların vergilere reddiye sınırını aşarak hızla siyasallaşması, iktidar ve rejim değişikliği taleplerine yükselmesi dikkat çekiciydi ve elbette ki bu da siyasi bir örgüte dayanmasından kaynaklanıyordu. 1906 yılının Mart ve Ekim aylarındaki ayaklanmalar sırasında, İttihad ve Terakki Cemiyeti Avrupa'da bastırdığı broşürleri Erzurum'a ve tüm Doğu vilayetlerine kadar ulaştırabilecek bir örgütlenme ve ilişkiler ağı kurmayı başarmıştı. Halk, kendisine ulaştırılan İTC dökümanlarını okuyup tartışmaktaydı, halk ile İTC arasındaki bu ilişki ayrıca süreklilik ve istikrar kazanmıştı.

Şehirlerin eğitimli ve bir ölçüde siyasi bilinci gelişmiş olan kişi ve çevreleri, Rusya ve İran'da meydana gelen ayaklanmaları ve devrimci siyasal gelişmeleri izlemekte ve konuşmaktaydı. Anadolu'daki gidişatı durdurmak için bir devrime ihtiyaç olduğu halkın konuştuğu konular arasındaydı. (“Bahaeddin Şakir Bey'in Bıraktığı Vesikalara Göre İttihad ve Terakki: 152", Milliyet, 27 Eylül 1934, s.2.)

Yurtdışından gizli olarak sokulan gazete ve broşürlerin şehirden şehire taşınması ve yaygın dağıtılması, İTC'nin taban örgütlenmesinin güçlülüğünün işaretiydi. (Hürriyet, 29 Kasım 1950'den nakleden. Muammer Demirel, İkinci Meşrutiyet Öncesi Erzurum'da Halk Hareketleri, s. 14 Ömer Naci Bey, Milliyet, 9 Ağustos 1934, s.2.)

Halkı ayağa kaldıran esas etki, İttihad ve Terakki Cemiyeti'nin siyasi faaliyetleriydi. Örneğin; Erzurum postahanesi müdürü partinin üyesiydi. Müdüre gelen yayınları Hüsamettin (Ertürk) ve Hüseyin Tosun alıyor, Van, Bitlis, Diyarbakır, Muş ve Erzincan gibi şehirlere ulaştırıyordu. (Bu gazete ve dergiler, Bakü’de yayınlanan Hayat, Taze Hayat, İrşad, Molla Nasreddin, Progress, Baku, Baku Haberleri ile Tiflis'de yayınlanan Vozrojdcnie, Yergri Tsaynı, Tiflis Haberleri ve Kafkasya'nın Sesi idi. H. M. Tsovikyan, 1905 Rus Devrimi'nin Türkiye'deki Devrim Hareketine Etkisi, s.96-126.)

Ayrıca Azerbaycan'da çıkan bazı yayınlar ve Ermeni gazete ve dergileri, yine İttihatçıların kurduğu dağıtım mekanizması üzerinden geliyor ve tüm Doğu Anadolu illerinde bulunabiliyordu. (Hüsamettin Ertürk, İki Devrin Perde Arkası, s.62.)

İttihad ve Terakki Cemiyeti'nin ilk yerel ilişkileri Kafkasya, Kızanlık, Girit, Kahire ve Kırım gibi çevresel yerleşimlerle sınırlıydı. (Yusuf Hikmet Bayur, Türk İnkılabı Tarihi, 2/4, s.47-48.)

Ancak 1906 yılında Cemiyet örgütlenmesini hızlandırmıştı. İlk şube Selanik'te faaliyete geçirilmişti. (age., 2/4, s.54.)

Ardından Ekim ayında Bosna'da, 1907 yılının Ocak ayında Erzincan'da, 1907 yılı Şubat ayında İzmir'de şubeler açıldı. İzmir'deki örgütlenmeye bir bilgi veya talimat olarak; İttihad ve Terakki Cemiyeti'nin amacının yalnızca Sultan Abdülhamid'i tahttan indirmek ve yerine Veliahd Mehmed Reşad Efendi'yi geçirmek olmadığı iletilmişti. Partinin asıl amacının ülkeyi özgürlükçü bir siyasal düzene kavuşturmak olduğu, merkezden gönderilen bu talimatta açıkça belirtilmişti. (255 Numaralı Mektup, Dr. Bahaeddin Şakir'den İzmir'deki Fırka-i Ahrar temsilcilerine, Paris, 3 Şubat 1907. Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti'nin Yazışmalarına Dair Defter I, s. 245-248'den nakleden, Yusuf Hikmet Bayur, Türk İnkılabı Tarihi, 2/4, ss.56-57.)

1907 TRABZON AYAKLANMASI

Ayaklanma emsali gelişmeler 1907 yılına gelindikten sonra da durmadı. Trabzon'da, 15 Mart'ta Askerî Garnizon Kumandanı Hamdi Paşa, İttihad ve Terakki Cemiyeti'nin Trabzon Şubesi üyelerinden Naci Bey tarafından öldürüldü. Bunun üzerine olaylar yeniden alevlendi ve zirveye ulaştı. ("Bahaeddin Şakir Bey'in Bıraktığı Vesikalara Göre İttihad ve Terakki: 126", Milliyet, 28 Ağustos 1934, s.2.)

Suikastçi Naci Bey yakalanarak ölüme mahkûm edildi. Ancak, Hamdi Paşa'nın öldürülmesi halk arasında o kadar destek ve sempati ile karşılanmıştı ki, Hükümet, daha sonra gizlice yapmak hesabıyla infazı ertelemek zorunda kaldı. Suikast emrini İttihat ve Terakki Cemiyeti vermişti. Cemiyet gizli bir toplantısında şehrin diğer bazı üst düzey mülki ve askerî erkanını da öldürmeyi planlamıştı. (agy., Milliyet, 29 Ağustos 1934, s.2.)

Halk istedi, hükümete dayattı ve Trabzon'un en zengin iş adamlarından ve toprak sahiplerinden olan Nemlizade Cemal Bey'i Belediye Reisliğine tayin ettirdi. Nemlizade Cemal Bey Cemiyet'in de mahallî lideriydi. Nemlizade Salim Bey de İttihad ve Terakki Cemiyeti'nin Trabzon'daki yeraltı örgütünün etkin üyelerinden biriydi. (Tarık Zafer Tunaya, Türkiye'de Siyasi Partiler, 1859-1952.)

İttihad ve Terakki Cemiyeti Trabzon Şubesi'nin diğer üyeleri şehrin şu ileri gelenlerinden oluşuyordu: Vali Ziver Bey, Hâkim Bahaeddin Efendi, Mektupçu Süreyya Bey, Defterdar Abdurrahman Efendi ile şehir eşrafından Nemlizade Hacı Osman, Belediye Başkanı, Nemlizade Şükrü ve Cemal Beyler, Mehmed Salih ve Şevki Efendiler, Kethüdazade Galib Bey, tüccardan Samancızade Ziya Efendi, Barutçuzade Ahmed ve Arif Efendiler, Kırzade Şevki Efendi, Kozinzade Fevzi Efendi, Eyübzade Ali Efendi, Arnavutoğlu Hasan Efendi, Hacı Bilaloğlu Osman Efendi, Hamamcıoğlu İhsan Bey, Rize'de Tuzcuzade Rıfat Efendi. ("Bahaeddin Şakir Bey'in Bıraktığı Vesikalara Göre İttihad ve Terakki: 130”, Milliyet, 1 Eylül 1934, s.2.)

Türkiye'yi demokratik bir burjuva devrimine götürecek siyasal yükselişin mimarının İTC olduğundan kuşku duymak için bir sebep yoktu. Örneğin Trabzon'da 1907 Mayıs ayında; İttihad ve Terakki Cemiyeti, Vali'nin evinin duvarına meşrutiyet taleplerini ilan ettiği afişler astı. ("Les Musulmans contre Hamid", Pro Armenia, 20 Mayıs-5 Haziran 1907, s.1095.)

Bunun üzerine Vali Trabzon'daki İttihadçılara sıkı bir baskı uygulamaya başladı. Paris'teki İttihad ve Terakki Cemiyeti merkezine gönderilen bir mektupta, Trabzon'un İstanbul'dan daha berbat bir hale geldiği anlatılıyordu. Vali, yurtdışıyla Trabzonlu devrimcilerin haberleşmesini engellemek amacıyla Postahane ve Konsolosluklara yeni istihbarat memurları yerleştirdi. Buna rağmen Trabzon'daki İttihadçılar yine de Paris ile mektuplaşmayı becerdiler. İttihad ve Terakki Cemiyeti merkezi Lazistan Şubesi'ne gönderdiği uzun bir mektupta, altmış bin Osmanlı vatandaşının Rusya'ya iltica etmesiyle sonuçlanan mevcut felaket ve baskı havasından faydalanılması yönünde uyarıda bulunmaktaydı. Cemiyet, mülteciler arasından ülkenin kurtuluşu için mutlakiyete karşı mücadele edecek yeni üyeler kazanılabileceğini ummaktaydı. 23 Ağustos 1907 tarihli diğer bir mektupta ise, Türkiye'de parlamenter bir rejimin kurulması yönünde propaganda faaliyetinin arttırılması isteniyordu. (340 Numaralı Mektup, Dr. Bahaeddin Şakir'den geçici olarak Kafkasya'da bulunan Lazistan Şubesi'ne, Paris, 23 Ağustos 1907, İttihad ve Terakki Cemiyeti'nin Yazışmalarına Dair Defter I, s.382'den nakleden, Yusuf Hikmet Bayur, Türk İnkılabı Tarihi, 2/4, s.124.)

Haziran ayında, Merkezden gelen talimatta Erzincan ve Bitlis'teki vergi ayaklanmaları hakkında bilgi gönderilmesi ve Şam'da da benzer ayaklanmalar çıkartmak için propagandanın arttırılması istenmekteydi. İttihad ve Terakki Cemiyeti'nin ümidi, Suriye de dahil olmak üzere, Türkiye'de güçlü bir örgüt kurulabilirse, İran ve Rusya örneklerine benzer bir meşruti devrimin Türkiye'de de gerçekleştirilebileceği yönündeydi. (313 Numaralı Mektup, Dr. Bahaeddin Şakir'den Şam Şubesi temsilcisine, Paris, Haziran veya Temmuz 1907, İttihad ve Terakki Cemiyeti'nin Yazışmalarına Dair Defter'den nakleden, Ahmed Bedevi Kuran, İnkılap Tarihimiz ve İttihad ve Terakki, s.236.)

Ermeni Devrimci Federasyonu Van'da çok aktifti ve müslümanlarla birlikte hareket ediyordu. Vali'den Müslüman asilere karşı yürüttüğü askerî harekatı durdurmasını istediler. Vali Ali Bey dinlemediği için öldürüldü. Van'da isyancılar kendi halk mahkemelerini kurdular. Bütün bunlar Paris'teki merkezle irtibat halinde yapıldı. (F.O. 424/213, Konsolos Muavini Dickson'dan Sir Nicholas O'Conor'a, Van, 4 Ağustos 1907, Further Correspondence Respecting the Affairs of Asiatic Turkey, No.9305, s.114 ve "Execution", Pro Armenia, 5 Ekim 1907, s.1166.) Ali Bey'in öldürülmesi üzerine, Hükümet, yerine Bağdad Valisi Abdül Vehab Paşa'yı yeni Van valisi olarak atadı. ("The Vilayet of Van," Levant Herald and Eastern Express, Weekly Commercial Budget, 27/41, 12 Ekim 1907, s.494.) Ancak atamanın hemen ardından Abdül Vehab Paşa'nın görev yeri değiştirildi ve kendisi Erzurum Valiliği'ne atandı ("Personal", Levant Herald and Eastern Express, Weekly Commercial Budget, 27/43, 26 Ekim 1907, s.546.)

1907 yılının genelinde bakıldığında bir devrim isteğini dile getiren propoganda faaliyetlerinin ülkenin tamamını sarmış olduğu görülür. Ekim ayı ortalarında İzmir'de, Ermenileri de kapsayan geniş çaplı operasyonlar başlatıldı, tutuklamalar oldu. ("ASmyme", Pro Armenia, 5 Aralık 1907, s. 99. Ayrıca bkz., "Bahaeddin Şakir Bey'in Bıraktığı Vesikalara Göre İttihad ve Terakki: 59", Milliyet, 8 Ekim 1934, s.2.)

Kasım ayında, operasyonlar Batı Anadolu'nun tamamına, İzmir, Aydın Muğla'ya kadar yayıldı. (“Violences et pillages," Pro Armenia, 20 Ocak 1908, s.1222.)

Ekim ayı sonlarında yiyecek maddelerinin kıtlığı yüzünden ciddi bir ayaklanma da Halep'te patlak verdi. ("La famine", Pro Armenia, 20 Kasım 1907, s.1189; "L’Emeute de Halep", Pro Armenia, 20 Aralık 1907, s.1206; ve "Bahaeddin Şakir Bey'in Bıraktığı Vesikalara Göre İttihad ve Terakki: 131", Milliyet, 2 Eylül 1934, s.2.) ve ayaklanma Beyrut'ta da yankı buldu. ("La famine", Pro Armenia, 20 Kasım 1907, s.1189.)

1907 Kasım ayında, Diyarbakır'da meydana gelen olaylar ise toplumsal ayaklanmanın gücünü ve derinliğini bir kere daha gösterdi. (K.-J. Basmadjian, Le Mouvement révolutionnaire en Asie Mineure, s.822-823; EO. 424/213, Sir Nicholas O'Conor'dan Sir Edward Grey'e.)

Diyarbakır Valisi Fehmi Bey, yabancı bir Konsolosluğa iltica ederek halkın eline geçmekten zor kurtuldu. ("Les troubles", Pro Armenia, 5 Aralık 1907, s.1198.)

Kaynak: Kansu, A. (1995) 1908 Devrimi, Elusive Transformation: The Revolution of 1908 in Turkey, Çeviren: Ayda Erbal, İstanbul: İletişim Yayınları.