İstanbul siyaseti

istanbul-kusbakisi-bw-crÖnümüzdeki yerel seçim İstanbul’da “yerelliği” aşmıştır.

Dananın kuyruğu İstanbul’da kopacak, bize sadece kuyruk kalacaktır. Sebebi, siyaseti aritmetik görmemizdir, oysa cebirdir.

CHP önümüzdeki yerel seçimde İstanbul’da kırılacaktır. Ne yana gitse bundan kaçınamaz, çünkü rant yemenin siyasette birbirini yemekten başka biçimini bilmeyen bileşenlerden oluşmaktadır. CHP’de de siyaset zenginleşmenin en kestirme yoludur, parti içi iktidar kavgalarını şekillendirmektedir. CHP bütün olarak AKP’ye karşı, bileşenlerine ayrıştığında ise tümü bin razıdır.

HDP’den bir beklentimiz olabilir mi?

Kürt belediyeleri kayyumlardan kurtarmak HDP’nin önceliğidir; doğru bir stratejidir, sempatimize layıktır. Ama “Türkiye’nin Büyük Tarafında” HDP yoktur, olanı “OY”dan ibarettir. Bu OY, –HDP aklında tutsun– Selahattin Demirtaş oyudur. Bu OY ile oyun oynanmaz.

HDP Türkiye’nin Büyük Tarafında “adam kullanma”ya bakmaktadır; bunu değişmez bir üslup haline getirmiştir; “adam kullanmak” siyaseti ise hepimizin geçmişten devraldığı ve hiçbir zaman fayda sağlamamış olan huyumuzdur; adında “Demokrasi” olan bütün partilerin yaptığını yapmaktadır; içinde “örgütsel demokrasinin” zerresi yoktur; söz ağır bulunmasın, tıpkı Ecevit’in DSP’si gibi, “Tek adam partisi”dir. İç zenginliğim dediği ve Türkiyelileşme olarak adlandırdığı ise, birbiriyle yarış halindeki sol ve sosyalist gruplardır ve bu durum tıkanma yaratmaktadır. Hepsi hepimizin nezdinde birer vazgeçilmez değer olan bu grupların HDP formatı içinde değersizleşmesi büyük kayıptır.

CHP’nin içten kırılması HDP için İstanbul’da bir fırsattır, İstanbul HDP’si merkezden koparılmalıdır; anlayana: Moda’nın %20 ve İstanbul’un % bilmem kaç oyu HDP’nin ise İstanbul’da iktidarın yüzde o kadarı HDP’nin olacaktır; başka yolu yoktur.

Sezar’ın hakkı Sezar’a!

CHP İstanbul’da bunu kavramış gözükmektedir.