Baltayı taşa vurmak

inonu-mecliste-crSon zamanın moda sözü: “Namusluların da en az namussuzlar kadar cesur olması lazım."

Niye?

Tayyip Erdoğan’a Kılıçdaroğlu “Amerikancı” demiş, Erdoğan da İsmet Paşa’nın Amerikan Bayrağı salladığı fotoğrafını çıkarıp milletin gözüne tutmuş… Al sana solu da kapsayan bitmez tükenmez bir “bağımsızlık” tartışması.

Tayyip Erdoğan’ın “Amerikancı” olduğunu saklamak olanaksız; bunu kendisi de zaten övünerek her zaman açık ediyor; sadece İsmet Paşa için kullandığı yöntem ilkel. Gerçeğe bakmak lazım.

İttihatçılardan bakalım; Cemal Fransızcı, Talat İngilizci, Enver Almancıdır. Mustafa Kemal’e İngilizci ajan denilmiştir. İsmet Paşa’nın İngilizci olduğu gerçeğini kendisi bile inkâra yeltenmediği gibi Hitlerciliğini bilmeyene Türkiye’de hakiki cahil denilmektedir. Bunların içinde, zaman ve zemin öyle gerektirdiği için saf değiştirip Sovyetçi veya Amerikancı olanları da vardır. Dış politika denge politikası olmak zorunda ise bunlar kaçınılmazdır. Erbakan da Alamancı idi, bir ara Malezyacı oldu vs.

Sol siyasetlerde de vardır bu, Sovyetçi, Çinci, Arnavutlukçu vb. gibi. Bu tanımlamaları kullanarak bu tercihlere karşı üretilen düşünce ve politikalar baltayı taşa vurmaktır.

“Balta” denilince laf lafı açar. AKP Esenler ve Sultanbeyli’den oy alıyor, yani gerici cahil seçmenden (taş balta); CHP Şişli ve Kadıköy’den oy alıyor (demir balta), yani aydınlanmacı, modern, okumuş seçmenden… Bu durumda ben CHP’ye yakın durmalıyım, CHP de bana yakın durmalı…

Bu sol düşünce tutulmasını da baltalamak gerekir: “Demir balta taş baltadan daha gelişmiş bir balta değildir, sadece ‘başka’ bir baltadır.” (Lévi-Strauss)

Ne alaka elbette ama sen at kulağının arkasına, Mart yerel seçiminde işe yarayabilir.