İşte hendek, haydi atla!

breitner-distribofsoup-bw-crKısa bir siyasal okuma yapalım.

AKP/MHP cepheleşmesi klasik sağ-sol şablonu dışında bir saflaşma yarattı.

16 Nisan referandumu ve 24 Haziran seçimleri yeni saflaşmayı buğulu da olsa farkedilebilir duruma yükseltti.

Seçim sonrası değerlendirmemiz: AKP kazandı, herkes kaybetti.

“Sıfır”dayız.

Hâlbuki sıfır değiliz.

Referandum ve seçimin gelecekte anlamlı olabilecek tek marjinal kazanımı CHP ile HDP tabanını yakınlaştırması oldu.

Bunun değerini henüz fark etmiş değiliz.

Yakında yerel seçimler olacak.

CHP ile HDP yakınlaşması başarılı bir yerel seçim politikası oluşturmamızda hem gereklidir, hem de yeterli.

Küçümsenmesin; % 40 potansiyel var burada.

Yerellik bunun karşısına blok çıkarılmasını engeller.

Yerel iktidarları AKP’den kurtarmak imkânsız değildir.

Boşuna demedik, “CHP Muharrem İnce’yi partiden atsın” diye.

AKP Türk Devleti’ni şekillendiriyor; kendince doğru olanı yapıyor.

CHP ise Muharrem İnce ile uğraşıyor.

Bu tam bir sefilliktir.

İktidar hesabı yapmak gerekir.

AKP aslında kendi ayağına kurşun sıkıyor; bir hamlede ve birkaç günde kurduğu bu yeni devlet sistematiği, bir hamlede ve birkaç günde AKP’den arındırılması olanaklı bir devlet yaratıyor.

Bu nedenle üstüne düşmemek lazım. Parlamento “Başkan”ın arka avlusu haline geldi, muhalefet şansını da orada harcamamak lazım.

AKP’nin CHP içindeki ajanı Muharrem’den temizlenmiş bir CHP kısa sürede toparlanıp Türkiye’nin gündemine dönebilir.

Biz bu işte zaten seçmeniz, aşağıdan bakıp gördüğümüzü söyleriz.

HDP de kendi gerçeğini artık fark etmeli; CHP’ye yönelik bir yerel seçim stratejisi oluşturmalı.

Aklı başında ve işi bilenlerle bir “Yerel Seçim Beyannamesi” oluşturmalı.

Kılıçdaroğlu CHP’si adaleti çok sever ya!

%25 + %15 = %40 hesabıyla HDP yerel yönetimlerin %37,5’unu isteyebilir; pazarlıktır bu, kimse çok görmemeli.

Bu olursa biz de oyumuzu bu adil paylaşımcı çıkar ittifakına verip ruhumuzu kurtarmış oluruz.