Devlet "çıkar"dır

Burjuva toplumbilimi, devletin ortaya çıkışını ve varlığını sürdürmesini insan topluluğunun “kaos”tan ya da “anarşi”den kurtulmasını sağlamak, “herkesin herkesi kırması”na son vermek gibi bir işlevi yerine getirmesine bağlar.

Oysa “kaos” (ya da başlangıçtaki “anarşi”) bir soyutlamadır. Devlet ondan kurtuluşun somutlanmasıdır. “Kaos”un da somutu belli bir toplumsal örgütlenme tarzının kendi iç gereklerini yerine getiremez olarak çözülüp dağılmasına neden olan yeni koşulların toplamıdır.

Bu durumun doğurduğu sonuçsuz ve çürütücü çatışmalardan kurtuluşu sağlayan devlet olgusunda, o çatışmaya burjuva yorumda öne sürüldüğü gibi soyut bir gerekirlik ya da “genel çıkar” temelinde son verilip istikrarın, sulh ve sükûnun, düzenin sağlanması değil, çatışmada baskın gelen çıkarın bütün toplum üzerinde üstünlüğü, egemenliği somutlanır.

İstikrar, sulh ve sükûn, vb. üretim araçları üzerinde denetim tekelini elde tutan ve üretimden kaynaklanan toplumsal ilişkiler elverdiği ölçüde elde tutmayı sürdürenlerin sınıf çıkarları doğrultusunda bir anlam ve somut içerik taşır.

“Genel çıkar” o çıkarların egemeliğinde ifadesini bulur ya da o egemenlik “genel çıkar”ın gereği olarak kabul görür. Bu anlamda “kaos”tan “genel mutabakat” zemininde “kurtuluş” egemenlerin üstünlüğünün toplumsal meşrûiyet zeminidir.