Musul’u alırız ha!

barzani-bw-crErdoğan henüz değil ama, Başbakan Binali Yıldırım Barzani Kürtlerine,
“Lozan tehdidi!” savurmaya başladı. Bunu Özal da denemişti; “Başını kaldırma, yeni statü arama, yoksa gelir Musul’u –Kuzey Irak– alırız” anlamındadır.

Kürtler “kendi kaderini tayin hakkını kullanmak”tan çok sık söz ederler. Lenin’den devralınmış sayıldığı için bu kavram Türkiye soluna da ipotek koymuştur. Tamamen yanlıştır. Kavram Amerikan icadıdır. Dünyanın belli koşulları olan belli bir dönemi için söylenmiştir. Lenin bu kavramı, Rusya çökmüşken geçici ilkeleştirmiştir. Ermeniler de, Türkler de belli koşullarda kendi yararına bu kavrama sarılmışlardır. Mustafa Kemal’in çıkış noktası da bu kavram olmuştur; hatta o kadar ki, Erzurum Kongresinde Kürtlerle bu kavram temelinde uzlaşmıştır.

Şimdi Barzani’ye ne demeli?

Elbette Kürtlerin bağımsız devlet kurma hakları dokunulmazdır. Ama Türkiye’nin dokunma hakkı bulunmaktadır. Elbette Türkiye bu dokunma hakkını kullanmakta özgür değildir. Kendini özgür hissetse bile dokundurtmazlar. Barzani bunu iyi okuduğu için referandum yapmayı kafasına koymuştur. Kuzey Irak’ta bağımsız bir Kürt devleti için bugünün şartları elverişlidir ve tarih bu fırsatı her zaman yaratmaz. Ancak “bağımsız devlet” de Kürt halkının başına kuş kondurmaz.

Şu sıra en doğru siyaset Ortadoğu’da statükonun korunmasıdır. Kürt halk kitlelerinin değil sadece, tüm bölge halklarının yararına olan budur. Bugün için budur.