HDP’nin yaşamsal görevi

hdp-vicdanadalet-bw-crTürkiye siyaseti aşırı hızlandırılmış gibi.

Politik manada dün doğru olan bugün yanlış gibi.

Ve politika sanal gerçeklik gibi.

Hükümetin toplumca bilinen yazılı bir programı yok.

C. Başkanı’nın sözüne bakıp yarın ne olacağını anlamaya çalışıyoruz;

tutturma oranımız yüzde bir bile değil.

Sayın Erdoğan AKP genelbaşkanı olarak seçim sürecini başlattı;

ama hiç kimse kimi, nereye ve niçin seçeceğini bilmiyor.

“Kaos” diyeceğiz de, bu durum sadece siyasetle ilgili;

gerçek hayat ise kendi düzeni içinde akıp gidiyor.

Muhalefet diye CHP var; “Adalet” diye tutturmuş gidiyor.

Adaleti kimden istiyor, kimden ve nasıl alacak, bu bilinmiyor.

“AKP meclisi hadım etti“ diyor, bu hâlâ orada.

HDP de öyle.

CHP’nin “adalet”ine bir de “vicdan” eklemiş.

Kimin vicdanıdır, neyin vicdanıdır, anlayan açıklasın.

Türkiye’de siyasette dün dündür, bugün bugün…

HDP “bugün”den şunu konuşabilir:

PKK Türkiye’de silahlı mücadele yürütüyor.

“Demokratik özerklik için” mi, benzemiyor.

“Kürt milletinin özgürlüğü için” mi, su götürür.

“Bağımsız Kürt devleti için” mi, ne gezer.

“Türk devletini çözüme zorlamak için” mi, ilgisi yok.

PKK’nın şu anda Türkiye’de yürüttüğü silahlı mücadele,
açıkladığı siyasi amaçlarının tümüyle çelişkilidir.

PKK Türkiye’de yürüttüğü silahlı mücadeleyi bugün,

hemen ve tek taraflı olarak bırakmalıdır.

Evet, HDP bugün bunu konuşmalı,

sadece bunu konuşmalı, başkaca bir siyaset yapmamalıdır.

PKK dinler veya dinlemez, onun sorunudur.

HDP bu politikaya odaklansın; özgürleşecektir.

Bu politikayı ısrarla sürdürsün, “%13” seçmen desteğini artıracak,

büyük  bir sempati  kazanacak.

Bugüne kadar siyasi varlık olamamıştır.

Böylelikle olacak.

Türk devletinin gizli “GÜNEY” hesabı varsa eğer,

HDP’nin mütevazı öncülüğünde bu hesap da bozulmuş olacak.

HDP için başka seçenek gözükmüyor.