Türkiye solu için ortak sorular

1mayis-taksim-bw-crErsen Olgaç dostumuz şöyle yazdı: “15 yıllık AKP iktidarında anti-komünist bir söylem duyan var mı?

Sosyalistlik ya da komünistlikten tutuklanan var mı? Düşman, Kürt özgürlük hareketidir. Çünkü zayıf halkayı minyatür örgüt ve partilerden çok daha iyi kavramıştır.

Anıt gibi sözler; söyleyen doğru ve dosdoğru söylemiştir, ama sanki kendi kaidesi üzerinde bile biraz sakil durmaktadır.

Ersen, “sosyalistlik”, “komünistlik” gibi kavramları kullandığı için söylediklerini bir de bizim alana taşıyıp ordan bakalım; yapısal bir bozukluk var gibi görünüyor.

HDP’nin gölgesinden –ki sadece gölge kalmıştır– bakınca “Minyatür örgüt ve partiler” gibi görünen alana haksızlık etmemek için Türkiye solunun son otuz yıllık performansını tartmak gerekir.

Kantarımızın topuzu oynak değilse göreceğiz ki, bu dönemin sabotör sol siyasetçilerinin bir çoğu HDP’nin gölgesinde serinleniyor.

Devlet için “Zayıf halka Kürt özgürlük hareketidir…”; tamam da, bu hareket kendine bağımsız bir statü istediği için zayıf halkadır. Türkiye’deki sömürü düzeni (kapitalizm-TÜSİAD) için zayıf halka olsa idi “sosyalistlik” ve “komünistlik”ten değil tutuklamaları, idamları bile görürdük. 1 Mayıs'larda ya da işte Gezi gibi dalgalanmalarda bunu görmüyor muyuz?

Kendine devlet isteyen özgürlükçü hareketlerle, kendine eşitlerin dünyasını isteyen hareketler arasında çok daha yapıcı ilişkiler kurmak mümkün olmuştur, gene olabilir. Bu nedenle konuyu Ersen arkadaşımızın koyduğundan daha başka, örneğin “Lenin türü” bir yaratıcılıkla da koyabiliriz.

Ayrıca dünyada “sosyalistlik”, “komünistlik” mi kaldı ki, marjinalini küçümseme hakkımız olsun!