Türkiye-Almanya krizi

gabriel-bw-crTürkiye-Almanya siyasi ilişkileri gerildi.

“Kriz” diyen de var, demeyen de.

Anlaşmazlık Merkel-Erdoğan arasında değildir;

Büyük Koalisyonun Sosyaldemokrat kanadı ile Erdoğan ve AKP Hükümeti arasındadır.

Mesele Türkiye’deki Erdoğan-AKP rejiminin diktatoryal yöneliminden de kaynaklanmıyor.

Düpedüz “Kürt Meselesi”nden kaynaklanıyor.

Biraz açarsak:

Avrupa sosyaldemokrasisinin patronu hâlâ Alman sosyaldemokrasisi, SPD’dir.

SPD, hükümet olsun veya olmasın, kendini Kürtlerin hamisi olarak görür.

SPD için bu bir ilkedir.

Avrupa sosyaldemokrasisi, Yunan, Fransız, Alman olsun fark etmez,

kendini Kürtlerin hamisi olarak görür.

Avrupa sosyaldemokrasisi açısından bu bir ilkedir.

Türk hükümetleri Almanya’dan külliyetli miktarda silah alır.

Bu silahlar “savunma amaçlı” alınır ve bu amaçla verilir.

Kullanılmalarının da bu amaca uygun olması istenir.

Türkiye, Avrupa’nın diğer ülkelerinden de silah ve mühimmat alır.

Bunlar da aynı kayıtlara tabidir.

Dolayısıyla Türkiye’nin Avrupa’dan temin ettiği silahları nerede ve hangi amaçla kullanacağı,

önceden belirlendiği için, izlemeye tabidir.

1990’lara kadar Türkiye bu silahları “SSCB’ye karşı” kaydıyla alıyordu.

Türkiye ise neredeyse 70 yıldır, silahları alıncaya kadar kuralları kabul etme, kullanırken ise kendini özgür hissetme politikasından şaşmamıştır. 1964’te Kıbrıs’ta özgürce kullanmıştır.
(İsmet İnönü-Johnson restleşmesi de budur.)

Silahların amaca uygun kullanılıp kullanılmadığını izleme makamı, Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Konferansı (AGİK)’tir.

Kurallar esnetilecekse, AGİK esnetir.

Nitekim AGİK, bu silahların PKK’ya karşı kullanılmasını meşrulaştırma yönünde
zaman zaman kararlar almıştır.

Güncel soru şudur: Türkiye, Almanya’dan –ve Avrupa’dan– satın aldığı silahları savunma amaçlı mı, yoksa saldırı amaçlı mı kullanmaktadır? Türkiye, bu silahları Kürtlere –veya PKK’ya– karşı kullanmakta mıdır?

Bu soruya kim doğru cevap veriyorsa, Almanya-Türkiye arasındaki siyasi krizin gerçek nedenini biliyor demektir.