Apoptoz

  • Yazdır

brueghel-dullegriet-bw-crHücrenin kendini yemesi, öldürmesi imiş. Ancak yine hücrenin içinden bir uyaran çıkarmış, “yeme lütfen kendini” dermiş, hücre böyle yaşarmış.

Türkiye bugün apoptoz safhasını yaşıyor, kendini yiyor.

“Beka sorunu” denilen bu olmalı.

Uyaranı yok, ölecek.

Kanunsuz, hukuksuz, düzensiz, günübirlik… gitti gidiyor. Burjuvazi mi?... Kaos zenginidir. Savaş zenginidir. Kriz zenginidir. Karaborsa zenginidir. Sömürü yetmediği yerde kanla beslenir. TÜSİAD’çıların konuşurkenki gizli tebessümünü fark etmiyor musunuz? Türkiye kendi içinde batıyor, TÜSİAD’çı yalanıyor.

“Vahşi kapitalizm”in eşiğindeyiz. Oraya geri dönüyoruz. Oradan bilinçli, örgütlü, programlı sınıf mücadeleleri sayesinde çıkmıştık. Sınıflar var, siyasi partiler ve programları gene var ama,

böyle bir sınıf mücadelesi artık yok. Hem iktidar, hem herkes için gündem; bu badireden canını kurtarmak!

***

C. Başkanı Erdoğan 21 Mayıs’ta AKP genelbaşkanlığını ele alıyor. Bu bir fırsat olabilir ve olacaktır.

Siyasi hüner bu fırsatı görüp değerlendirmektedir. 21 Mayıs günü AKP iktidarından kurtulmuş olacağız. Artık karşımızda, bizi kandırması mümkün olmayan bir siyasi parti olarak genelbaşkan Erdoğan ve AKP’si duracak. C. Başkanlığı ise boş kalacak. C. Başkanlığını bırakıp Parti genelbaşkanlığına geçmekle Erdoğan kendisi için –başka bir çaresi olmadığı için– en doğrusunu  yapmıştır, ama kendi ayağına da kurşun sıkmıştır. İktidarda geçen 15 yıllık aradan sonra AKP artık düzeltilemez. AKP’yi doyuracak kaynaklar suyunu çekmiştir. AKP sayesinde küpünü dolduranlar bir kenara çekilip keyfine bakmak isteyecektir. Buna “kan değişimi” demektedirler, “hamle” diye yutturmaya çalışmaktadırlar. Yutan olacaktır gene elbette ama!?...... herkes yutmayacaktır.

***

Fırsat budur, durumu böyle okumaktır. CHP yönetimi hâlâ olup biteni fark etmiş gözükmemektedir.

MHP, AKP’nin kayığına binmiş, onunla birlikte silinip gitme riskini göze almıştır. Geriye sadece sol muhalefet kalmaktadır, seçim gücü yüzde 13’tür ama HDP levhası altında toplanan bu gücü angajmanlarının önemli bir bölümünden koparıp özgürleştirmek ve sol zeminde mücadeleye koşmak ise özel bir siyasi hüner gerektirmektedir. HDP Kongre yapıyor. Eş başkan seçecek. Seçsin, ama başka seçim yapmamalı. Devlet saldırısından dolayı boş kalan yerler boş kalsın. Siyasi hedefler bölümündeki boşluklar doldurulsun. Solun HDP dışındaki kesimleri bu boşlukları doldurmaya çağrılsın. CHP yönetimi için kısa, vurucu bir eleştiri yapılsın ve CHP tabanı %13’ün mücadelesine katılmaya çağrılsın.

İktidar bugünden boşalmış olduğu için Türkiye’de solun başlatacağı aşikâr (MANİFEST) bir demokrasi mücadelesi, başladığı anda bir iktidar mücadelesine dönüşecektir.

Bu fırsat doğmaktadır, gözünü dört açmak gerekmektedir.