Cübbeli Ahmet

kukla2-crBir Fransız siyaset bilimci (Defarges) TV gevezeliğinde ağzından kaçırmış;

“Referandum’da gönderemediği Tayyip Erdoğan’ı göndermesi için Türkiye’nin, iç savaş veya

‘Erdoğan’ı öldürmek’ten başka seçeneği kalmadığını” söylemiş.

Medyaya böyle yansıdı, çeviri hatası vardır elbette, ama  söylenecek türden laf değil. Alman Başbakanı Kohl böyle laflar ederdi. Bir defasında Şili diktatörü için söylemişti; “Şili’de tek sorun Pinoşe’den kurtulmaktır” diye.

Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan elbette ağzı bozuk Fransız’a haddini bildirecektir, ama Türkiye’nin siyaseti hakkında  dışarıda bu türden ekstrem analizler yapılmasının nedenleri üzerinde de durmak gerekir. Örneğin Cübbeli Ahmet Hoca! Örneğin Yiğit Bulut! Örneğin Mehmet Metiner! Örneğin Şamil Tayyar! Örneğin Orhan Miroğlu! Örneğin Cem Küçük! Örneğin…

AKP’nin bu vitrini ile eski vitrini yan yana, hakikaten durum feci. Hasan Cemal’ler,  Baskın Oran’lar, Oral Çalışlar’lar, Yetmezciler falan, hiç değilse bazı gerçekleri örtebiliyordu. Ya şimdi?

Ahmet Davutoğlu, “Restorasyon”dan söz etmişti. Anlatmak istediği içerikten bağımsız, galiba haklıydı.