Bedahat

  • Yazdır

altay-tanki-bw-crReferandumu C. Başkanı Erdoğan kazandı.

“Hile” yaptı, yapmadı, o ayrı şey.

İktidarda olmasaydı kazanamazdı.

Bu başka bir şey.

Referandum sonucunu YSK’dan önce bilmesi ve

“Ben kazandım” diye açıklaması “iktidarda olmasıyla mümkündür ve

meseleyi” anlamak için kâfidir.

Faşizme mi gidiyoruz?

Bu soruya hemen ayaküstü “evet” diyenler bir hayli fazla.

Acele hükümdür, zararı yok, fakat faydası da yok.

Faşizme gidilmez.

Faşizm aşağıda pişirilir fakat “yukarı”dan gelir.

Bu nedenle buna, “pişmekte olan aşa su katmak” veya

“Faşizme geçit yok!” denilmiştir.

Faşizmi aşağıda genellikle ekonomik kriz pişirir.

Aroması da “millî gurur” olur.

Derin tahlillere hiç gerek yoktur.

TÜSİAD-MÜSİAD ihtiyaç hissederse siyasetini bulur veya bilir.

İhtiyacı ise, elinden iktidarının ve servetinin alınacağını

açıkça gördüğü zamanda hisseder.

Zaten bu nedenle SERMAYE BARBARLIĞIDIR.

Referandum’da AKP’nin niyetine %49 “Hayır” var.

Niyeti faşizm olsun, bu “Hayır” %90’ı bulur.

Bu nedenle sakin olunması, akıllı olunması, uyanık olunması,

son derece esnek ve kapsayıcı siyasetler üretilmesi gerekir.

TÜSİAD-AKP ilişkilerinin arka planı, bilhassa savunma sanayi denilen

karanlık dehlizlerde pişirilmekte olanı, deşifre edilmelidir.

Bir de şu: Silahlanma harcamalarına şiddetle karşı durulmalıdır.

Tank yerine ekmek üretilmesi istenmelidir.

Çünkü faşizm “savaşmak” içindir.

Yoksa siz AKP’nin savaşmadığı için kriz nöbetleri geçirmekte olduğunun

farkında değil misiniz?