Hayat Ağacı (Haziran 2017)

Gandi Kemal
Hüseyin Hasançebi

Neyin referandumu?

hayir-bw-crSolculuk, sosyalistlik, komünistlik artık sosyal medya üzerinden yapıldığı için,

ortalıkta “ciddiyet” diye bir şey kalmadı.

Siyaset –ve özellikle de sol siyaset– reyting meselesi imiş gibi bir durum doğdu.

Somutlukla bağlar kopunca önce sefalet gelir, sonra felaket…

İleri gidemiyorsan, somut olana bir yerinden tutunup, orada durmak lazım.

Önümüzde , “evet”-“hayır”, iki seçenekli referandum var.

Seçenekler ne?

Neye “evet” diyeceğiz, neye “hayır”?

Sokaklara bakıyoruz, solcular, sosyalistler, komünistler...

“Hayır!” bayraklarını çıkarıp en önde gidiyorlar.

CHP ise kimliğini saklayarak “Hayır!” diyor.

Kürtler ise ikircikli, artı-eksi hesabı içindeler, en arkadan yürüyecekler.

Sahi, “sol” toplam içindeki bizler burada neye “evet”, neye “hayır” diyeceğimizin farkında mıyız?

Farkında olarak “Hayır!” demek en doğrusudur.

Olup biteni doğru anlamalıyız. Aksi, “yetmez ama evet” körlüğü olur.

Şuraya bakalım:

Anayasa değişikliği, devletin tepesi ile oynuyor.

Cumhurbaşkanlığını başbakanlık, veya tersinden;

Başbakanlığı cumhurbaşkanlığı yapıyor.

Niye?

Süleyman Demirel’i hatırlayın.

Biri 12 Mart, diğeri 12 Eylül, iktidardan iki kere düşürüldü.

İkisinde de, son gece telefonu açıp “neler olup bitiyor” diye sorduğu adres,

Cumhurbaşkanlığı makamı idi.

Bilgi alamadığı için önlem de alamadı, düştü.

Erbakan’ı hatırlayın: 28 Şubat’ta C. Başkanı Demirel’den tiyö alamadığı için

önlem de alamadı, faka bastı ve düştü. Demirel kendinden biliyordu,

Erbakan’ı ve Çiller’i, kendilerine önceden tiyö vermeyerek düşürdü.

Devletin başı ile Yürütmenin başı ilişkisi Türkiye’de budur.

C. Başkanı Erdoğan devletin burası ile oynuyor.

Ciddi bir iş yapıyor.

Niye?

İki sebepten.

Biri şu: Askerî veya sivil, darbe ile iktidardan düşürülecek.

15 Temmuz 2016’da denendi, düşürülemedi.

Sebep, siyasetçi ve asker, darbe’nin “arka oda”sında “ikili oynayanlar”ın

ağırlıkta olmasıydı. “Enişte” bunlar idi.

Bunlar, darbe teşebbüsünü Erdoğan’a gümüş tepsi içinde armağan ettiler.

Zaman kazandırdılar.

Erdoğan “Yüksek akıl” dediğinin kendisini iktidardan düşürünceye kadar, askerî darbe dahil uygun bütün darbe biçimlerini devreye sokacağını kesinlikle biliyor.

Bu nedenle, kendisi “Türkiye’nin Bekası” oluyor, devletin tepesini restore ederek,

Enişte’yi de evin içine alıyor.

İkinci sebep Kürtler.

Kürtler Türkiye’yi böldüler.

Geldik mi Lozan öncesine…

“Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin Bekası” meselesi çıktı ortaya yeniden.

Türklerle Kürtleri yeniden birleştirmek lazım.

Türkiye’yi birleştirmek, bölmekten daha güçtür.

Erdoğan bunu deneyerek öğrendi.

Oslo dedi, Kardeşlik dedi, Çözüm Süreci dedi.

Olmuyor, olamıyor işte...

Açık: Suriye hançerini Türkiye Cumhuriyeti’nin böğrüne soktular.

Bu işi en iyi kim çözer?

Atatürk çözer.

Al sana işte Erdoğantürk!

CHP’nin referandum sahasına kimliksiz çıkması bu nedenledir.

Biz sol olarak bu tartışmada yokuz.

Çünkü devlette yokuz.

Bizim işimiz değilse, o zaman niçin sokakta en öndeyiz?

Ve “kendi işimiz” söz konusu olduğunda niçin en arkadayız?