Olmaz böyle şey

ypg-syria-bw-crTürkiye solu hakkında düşünce serdetmek giderek güçleşiyor.

Böyle olunca sola öneride bulunmak kimsenin haddi olamaz.

Şöyle diyebilen solculara rastlıyoruz:

“PKK’nın Türk devletine karşı toptan savaşı bu.

Savaşta siviller de ölebilir; doğal karşılamak gerekir.”

Bu bir düşünce değil, zihin sefaletidir.

Hem sivillerin de öldüğü, hem ölmediği her PKK saldırısını kafasında
meşrulaştırmaktır.

Böyle düşünenler, “çok devrimci” olduklarını da düşünmektedirler.

Bu “sol düşünüş” Türk devlet zihniyetinin aynısıdır.

Hendek savaşlarında 10 bin Kürt genci öldü.

Normal, savaş bu!

Bir milyon Kürt insanı yer değiştirmek zorunda bırakıldı.

Normal, savaş bu!

Bu noktaya geldikten sonra “çok devrimci solculuk”;
tankçı beresi giymekten ibaret bir şey oluyor.

Yazılanı-söyleneni görüyoruz:

“Türk ordusu El Bab’a 3 km. kalıncaya kadar sokuldu, 3 kayıp…”

“YPG Membiç’e yerleşti, Rakka harekâtına da hazırlık yapıyor…”

“Sincan’dan sonra şimdi de Telafer…”

“YPG Şii milislerle anlaşmaya vardı…”

“Gerilla Musul’un kuzeyinden geçerek…”

Abartmıyorum; aynen böyle.

Artık solcu sohbetlerine katılacaksam eğer,

Yanımda bir Irak-Suriye ortak haritası getirmeyi
ihmal etmiyorum.

“Kulağa küpe” laflardandır:

“Ordu kaput giymiş halk çocuklarıdır.”

İki taraflı ustura bir laftır bu.

Bir tarafı “askerî”, öbür tarafı “politik”tir.

Bir de çocuk ve genç ve diyelim Baskın Oran gibi biri

sözkonusu olduğunda, usturanın her iki tarafı da “İNSANİ”dir.

Solun “şehitlik” gibi bir avuntusu da yoktur üstelik!

Bir adım sonrası ise; “Sol ile diyalog kurmaya değmez!” noktasıdır.

Bu eşikteyiz.