Hayat Ağacı (Haziran 2017)

CHP’nin bardağı
Hüseyin Hasançebi
Gandi Kemal
Hüseyin Hasançebi

Muhalefet mi, mücadele mi?

kukla2Türkiye bir noktaya geldi.

Nedir o nokta?

Bakınca şöyle görünüyor:

OHAL sürecinde hızla ekonomik, siyasal ve sosyal bir krize doğru sürükleniyor.

Geri dönüş mümkün mü?

Yok görünüyor.

Niçin geri dönüş yok görünüyor?

Çünkü küreselleşme bitti.

Yeni bir liman gözükmüyor.

AB, Türkiye’de rejimin başını bağlamıştı.

Şimdi çözüldü.

Türkiye kapitalizmi kendini savunmaya geçiyor.

Kapitalizm için savunma hali...

Buna bugün ne derseniz uyar.

Yarın “faşizm” demek zorunda kalırsınız.

Gidişat o yöne.

O halde ne yapmalı? Çare nedir?

Kimileri “Kolektif muhalefet” diyor.

Güç dengesi ne?

% 65 - % 35

% 35 ile muhalefet yapsan ne, yapmasan ne...

Sonuç alamazsın.

Bu nedenle “Kolektif muhalefet” çare değil.

Muhalefetten bir adım ilerisi “Mücadeledir”.

“Kolektif mücadele” demek lazım.

Demekle olmaz, yapmak lazım.

Ne yapmak lazım?

Korkut Boratav diyor ki,

“Ekonomik kriz gelir, Erdoğan gider” beklentisi yanlıştır.

Niçin yanlış?

“Kriz olmayacak” diyorsan beklenti yanlıştır.

“Ekonomik krizle geldi, ekonomik krizle gider” demek,

niçin yanlış olsun ki?

Yanlış olan, AKP iktidarına karşı mücadelenin,

ekonomik krize tabi kılınmış olmasıdır.

AKP iktidarını ekonomik kriz değil fakat “siyasi kriz” mutlak götürür.

“Kolektif mücadele” siyasi kriz yaratabilir.

İki “iş fikri” gibi, iki “mücadele fikri” önerenler var:

- AKP başkanlık sistemine gidiyor, İslamcı faşizme geçiş demektir.
- AKP laik cumhuriyeti yıkmak istiyor, İslamcı faşizme geçiş demektir.

Bu kadar mı?

Evet, bu kadar!

İşte bu olmadı…

Buradan ancak TÜSİAD+CHP ittifakı çıkar.

İkisi de böyle bir tehlike görmüyor.

İkisi aynı anda böyle bir tehlike görse,

bundan “Kolektif mücadele” değil,

Emir-komuta zincirini bozmayan muhtıralar, darbe uyarıları veya teşebbüsleri çıkar.

Bundan “sivil” veya “siviller adına” teşebbüsler çıkar.

Zümre çıkarına olur bunlar, gerçek bir demokrasiye,

sendika kadar ihtiyaç duyan işçi ve emekçilere yarar getirmez.

Zarar getirir.

“Kolektif Mücadele”yi siyasetler örgütler.

İşçi ve emekçi örgütleri örgütler.

Program örgütler.

Bu da, sabırlı ve soluklu bir “siyasi işçiliği” gerektirir.

“Vakit kaldı mı?” diye soran olursa,

İşte o bozguncudur!