Siyasette yaratıcılık

lavrov-kerry-bw15 Temmuz Olayı’nın tek bir “faydası” oldu.

Türkiye’de siyaset alanı berraklaştı.

Siyasi alanın berraklaşmasına, Irak ve Suriye’deki gelişmeler de

katkı sağladı.

Bundan sonra artık “yanlış” ile “doğru”yu daha kolay

tesbit edebiliriz.

Konuyu darlaştıralım; Kürt sol hareketi ile Türkiye sol hareketinin

ilişkilerine sıkıştıralım.

Kürt sol siyasi hareketi için doğru olan bir şey,

Türkiye sol-sosyalist hareketi için yanlış olabilir.

Bugünün sorununu çözmek açısından haklı görünen bir şey,

Tarihen haksızlık olabilir.

Bölge bağlamında Kürt meselesi parçalı idi.

Şimdi birleşti. Uluslararasılaştı. Tek bir sorun oldu.

Bu hale gelen her sorunda olduğu gibi,

Kürt meselesi “Kürtlerin meselesi” olmaktan çıktı,

5 Büyük dünya devletinin ortak sorunu haline geldi.

Beş büyük devlet iki günün biri kendi aralarında oturup,

“Kürtlerin kaderini” konuşuyorlar.

O Kürtlerin veya bu Kürtlerin değil, bütün Kürtlerin kaderini...

Kürtlerin kendileri hakkında konuştuklarının veya düşündüklerinin

bir anlamı kalmadı.

Barzani kendi Kürtleri lehine ve Araplar aleyhine 13 yıldır ha bire

toprak genişletiyor.

Neredeyse “Kürt emperyalizmi!” filizleniyor.

PYD/YPG savaşçıları da Halep’in varoşlarına yakın bir yerde

Türk ordusunun saldırısına maruz kaldılar.

“Ne işleri var orada?” sorusu anlam kazandı.

Yoksa “tarihten arındırılmış” boş bir yurt mu doğdu da

bizim haberimiz olmadı.

Bu saatten sonra “Kürt-Arap kader birliği” bitmiş demektir.

***

Türkiye solu ne Araplar adına konuşabilir, ne de Kürtler adına...

Türkiye Kürtleri adına da konuşamaz.

Türkler adına konuşacak kadar “şoven” de değildir zaten.

Ama kendi adına konuşabilir.

Türk solu-sosyalistleri HDP’yi kendilerinden sayarak

kucaklamışlardı.

şimdi artık bu da mümkün değil.

HDP Kürtler için “dün”, doğru bir proje olabilirdi.

Türkiye sosyalist solunun bir kesimi de

kendine yontarak HDP’yi kabullenmişti.

Ama artık şartlar değişti.

Yeni somut durumda HDP “siyaseten” bitti.

HDP kendi kendini bitirmedi.

Bu nedenle radikal bir reforma tabi tutularak

yeni bir işlevle geleceğe taşınması mümkün müdür sorusunu

şimdiden sormaya başlamamız gerekir.

(Yarın bu konuyu yazacağım)

20 Ekim 2016, Perşembe.