Hayat Ağacı (Haziran 2017)

CHP’nin bardağı
Hüseyin Hasançebi
Gandi Kemal
Hüseyin Hasançebi

Bunun sonu savaştır

lozan-inonu-crŞu sözleri C. Başkanı Erdoğan 28 Eylül 2016 günü, “muhtarlar toplantısı”nda söyledi.

“15 Temmuz, 1912'den 1923'e kadar geçen kısa sürede 5'te 1'e düşen topraklarımızdan elimizde kalanın işgali teşebbüsüydü…”

“15 Temmuz, Türk milletinin ikinci kurtuluş savaşıdır…”

“Birileri bize Lozan'ı zafer diye yutturmaya çalıştı…”

“Bağırsan sesimizin duyulacağı adaları verdik…”

“Oralar bizimdi…”

“Oralarda bizim hala camilerimiz var…”

“Bu darbe başarılı olsaydı Sevr'i dahi arayacak noktada olurduk…”

*** 

Bu sözler herkesin kulağına küpe olsun.

Bu sözleri hergün mahalle berberinde duymuşsunuzdur.

Doksan yıldır böyledir.

Ama devletin tepesi hiç böyle konuşmamıştı.

Bu Türkiye’de ilk kez oluyor.

“1915-1923 arasında kaybettiğimiz topraklar” diyor.

Ege’deki Yunan adalarını, Musul’u kastediyor.

Balkanları kastediyor.

“Elimizden alındı” diyor.

Bu ne anlama geliyor?

***

Elimizden topraklarımız mı alınmış?

O halde geri almamız lazım.

Bunun için “gerekirse” Yunanistan, Bulgaristan ve Irak ile

Savaşmamız lazım.

İstesek verirler mi?

Elbette vermezler.

O halde söylenen şudur:

Yunanistan, Bulgaristan ve Irak ile

Gerekirse değil, “mutlaka” savaşmamız lazım.

***

İki ihtimal var. Bunlardan biri,

Türk devletinin ABD’den, Avrupa’dan;

“Gelin, bizim adımıza savaşın, bu toprakları size verelim”

Sözünün alınmış olmasıdır.

Diğer ihtimal, Türk devletinin savaşmak niyetinde olduğudur.

Devletin tepesi, başka hangi halde böyle konuşur?

Ve kapalı kapılar arkasında değil, böyle açık konuşur.

Bunu bir düşünelim.

Herkes bunu düşünmeli ve “hangisi” diye mutlaka sormalıdır.

Çünkü bu işin sonu savaştır.

***

“C. Başkanı İttihatçıları, Kemalistleri, CHP’yi hedef aldı, boşver” diyenler olabilir.

Hiç öyle değil. CHP çıkıp söylenen bu sözlerle, söyleyenle ve düşüncesi böyle olanlarla arasındaki bütün köprüleri yıkmalı. Söyleyeni ciddiye almamak safdillik olur. Söylenen sözler kendi başına önemlidir, düşündürücü, kışkırtıcı, harekete geçirici niteliktedir.

MHP de açık olmalıdır. Bu sözlere katılmakta mıdır?

Eğer MHP de Erdoğan’ın bu niyet ve görüşünü paylaşıyorsa, CHP onunla da köprüleri atmalıdır.

CHP’ye gelince;

“Lozan yenilgi” ise ve bu bugünkü Türkiye’de çoğunluk görüşü haline gelebilmişse “CHP artık teferruat olmuş” demektir. “Yurtta sulh cihanda sulh” miadını doldurmuş demektir.

Bu devlet geçmişte pek çok “gizli anlaşmalar” yapmıştır. İsmet İnönü’nün Türkiye’yi Batı askeri ittifakına sokabilmek için ABD ile 1945-1950 yıllarında yaptığı yığınla anlaşmalardan bizler ancak yirmi yıl sonra haberdar olabilmiştik. Bu durum bugün de varit gibi gözükmektedir. Irak ve Suriye bağlamında bazı gizli angajmanlara gidildiği izlenimi doğmaktadır. Böyle durumlar tam da “GENSORU” zamanıdır. CHP meclis açılır açılmaz, “Cumhurbaşkanını saygıyla karşılasın” elbette ama, dışarıya asker yollama tezkerelerinden önce vereceği gensoruların görüşülmesini sağlamaya çalışsın.

“Savaşmayacağız” diyebilsin.

HDP milletvekilleri de gidip Ahmet-Mehmet Altan’lara destek görüntüsü vermek yerine

Savaş sorunuyla ilgilensinler. “Lozan” bozulursa Türkiye küçülür gerçeğini AKP iktidarının kafasına sokmaya çalışsınlar.

Çünkü Türkiye savaşırsa, bu büyük ihtimalle “kendisi için” olmayacak, “vesayet savaşı” olacak.

Bugünkü emperyalist şirretliğin önünü kesmek için yapılacak en devrimci iş, 1920’lerin statüsünü savunmaktır.