Türk İslam sentezi

turk-islam-bw-crCesur bir özetleme: “Devlet toplumun sentezidir” der.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti tam da budur.

Toplum “Türk” ve “İslam”dır, devlet de öyle.

Türk Devletini kuran iradeye bu aklı Prusya vermiştir.

1908-1918 arası jeopolitik plan şöyle idi:

“Avrupa’dan (Rumeli) çık. Arap dünyasından çekil.

Ermenilerden, Rumlardan, Süryanilerden arın.

Anadolu’da ‘Müslüman Türk Kalesi’ bir devlet kur…”

Kuruldu.

“Türk İslam Sentezi” buradan gelir.

Kürtler itiraz etselerdi, kurulamazdı.

Katıldılar, kuruldu.

Hayretle bakıyoruz;

C. Başkanı Erdoğan bir gün İslamcı, diğer gün Atatürkçü.

Devlet ne istiyorsa öyle.

“Türk” ve “İslam” devlette dinamik iki boyuttur.

Bazen biri, bazen diğeri öne çıkar.

Bir dönem “Türk-İslam devleti” yazılır, başka bir dönem “İslam-Türk devleti”*

Kuruluşta öne “Türk” yazılmıştı, arkaya “İslam”.

Sonra İsmet Paşa bir denge sağladı.

Bu dengeyi Menderes de sürdürdü, Demirel’de.

Özal “İslam-Türk devleti” diye yazdı.

Tayyip Erdoğan on yıl “İslam” kefesine oturdu.

Hatta biraz bastırdı da.

Adında ve yapısındaki “İslam” kalın yazılınca,

İslam devleti mi oluyoruz, diye korkanlar oldu.

Sonra Erdoğan “Atatürk” dedi, normalleştik.

Yeniden “TÜRK-İslam Devleti” oluyoruz, maşallah!

İslamcı isen biraz geri çekil, ulusalcı isen saldır, acele et.

Korkma, Kürtler her zaman “katılımcı” olmuştur, gene öyle.

Olmadı, “Türk-Kürt-İslam Devleti” oluruz.

Ne de olsa “bu toplum, bu devlet” misali,

“Millet” mertebesinde buyuz.

***

Sol, bu rutin dışına çıktığı oranda soldur.

* “Türk-İslam” /”İslam-Türk” yazımı Özcan Çağlar’ın önerisidir.