Türkiye’nin Sisi’si

tahrir-bw-crAzıcık aklı ya da fikri olan, 15 Temmuz’dan bu yana olan ve yapılandan sonra,

artık anlamış olmalıdır; hepimiz tek tek FETÖ’yüz.

50 bin, 150 bin, 500 bin…

Genelleştirelim:

C. Başkanı Erdoğan’dan başka herkes bir gün mutlaka FETÖ’cü olacaktır.

Bu kadar da olmaz deme; Numan Kurtulmuş açıkladı:

“FETÖ’cü, kendini komünist, faşist, kemalist, liberal, demokrat ve

daha her ne varsa, o kalıba girip gizleyendir.”

Kimi tarihsiz, kimi imzasız. Apar topar yayınlanan KHK’lar ve uygulaması (işten çıkarma, tutuklama, meslekten atma,...) bu temelde işliyor ve genişliyor.

Gidişat o, 80 milyon vatandaş elden geçirilecek.

FETÖ tehlikesi o zaman bitecek.

Buna ne denir?

Liberal solcu enkaz bile artık “demokrasi” demediğine göre, demokrasi değil.

Faşizm hiç değil, çünkü faşizmde liyakat olur, bunda yok.

Otoriterlik, diktatörlük, despotluk falan da diyemezsiniz, çünkü bunların her birinin bilimsel tanımları vardır, Türkiye’deki bugünkü iktidarın ve iktidar etme biçiminin yapılabilmiş bir tanımı yok.

Ancak bir çelişki var, çok dikkat çekici; kimseyi korkutamıyor.

80 milyon insan korkamaz ki!

Ama iktidar çok korkuyor.

“Ilımlı İslam” olsaydım ben de korkardım.

Türkiye “Ilımlı İslam” olan iktidar üretmez.

Bu dışarıda üretildi, “kökü dışarda”.

“Kökü dışarıda” olanın “kökü dışarıda koparılır”.

Bunun da kökünü kopardılar.

Kökü dışarıda koparılan içeride şaşkına döner.

Ne yapacağını bilemez.

Bunun yaptığını yapar.

“Ilımlı İslam” iktidarların tümünün kökü ABD’dedir.

Kökleri ABD’de koparılınca, düşerler.

ABD, AKP iktidarının kökünü kopardı ama iktidardan düşüremedi.

Nereye varır?

Emsalinden bakarsak görürüz.

Dönecek, dolanacak, Mısır’a varacak.

Bugün düşmemesi, bizde Sisi yok diye değil, Sisi bizde çok.

Bizde Mısır halkı yok.

Mursi’yi iktidara askerler getirdi.

Askerden kaçarken Mursi’ye tutulanlardan Mursi’nin aldığı oy,

Mursi’nin kendi oylarından çok çok fazla idi.

Tıpkı bizde 15 yıl önce olduğu gibi.

Mısır halkı erken farketti, defol dedi.

Gitmeyince Sisi götürdü.

Kötü oldu.

Bizim Mursi’mizi asker götürsün istemiyorsak,

askerden önce davranmalıyız, biz göndermeliyiz.

“Biz” kimiz peki?

Bu soruya yanıt verecek Türkiye’de tek bir kişi bile yoktur.

Bu nedenle Türkiye’ye kendi Mursi’si layıktır.