Hayat Ağacı (Haziran 2017)

Gandi Kemal
Hüseyin Hasançebi

AKP’yi muhalefet etmeden tanıyamazsınız

adliyil-acilis-bw-crC. Başkanı Erdoğan “darbe girişimi” adını verdiği 15 Temmuz’dan sonra değiştiğini söyledi. Başbakan Binali Yıldırım ise değişmek ne kelime, 180 derece dönüş ile, Rusya, İsrail ve Suriye yönetimleri ile barış tesis edeceklerini ısrarla seslendirmeye başladı. Bu arada içerde “milli birlik” kurmaktan ve yaşatmaktan da sözettiler.

AKP’nin bu beklenmedik “değişimi” herkesi büyüledi. CHP ve MHP Saray’a koştular. FETÖ’ye karşı mücadelesine destek verdiler. Bu arada kendi FETÖ’cülerini de korumuş olacaklarını düşündüler. Bunu yapmakla, iktidarın hukuk ve kanun dışı bir siyasal rejime yönelişini de desteklemiş oldular.

İş buraya varınca MHP ve CHP siyasi kimliklerini yitirdiklerini dehşetle farkettiler. CHP ve MHP, yokoldular. Yerçekiminden kurtuldular ve baş aşağı mı, yoksa düz mü durduklarını kavramakta güçlük çekmeye başladılar. Birdenbire Türkiye’de siyaset, mahalle berberlerinde analitik çözümlemelere tabi tutulur hale geldi. Türkiye hâlâ var mı, yok mu kuşkusu herkese yayıldı ve yabancı devlet adamlarına, “Türkiye’ye gelin, bizi çimdikleyin, hâlâ var olup olmadığımızı anlayalım” tavrına girdiler. Ordumuz da vardır demek için bir de Suriye’ye girmezler mi?

Oysa Türkiye’nin bir yere gittiği yok. Her şey yerli yerinde. OHAL durumu vaki oldu, hepsi bu kadar. Ne AKP değişmiş, ne de başka bir şey.

İlk uyanan Kılıçdaroğlu oldu! Şeklen biz varız diyebilmek için Erdoğan’ın sarayındaki adli yılın açılışına katılmadı. Katılmadığı toplantıyı “utanç verici” bulduğunu açıkladı. “Yargıçlar Erdoğan’ı ayağa kalkıp alkışlamışlar, Erdoğan ilk kez bir adli yıl açılışında konuşmuş, bunlar Amerika’da olmazmış” dedi CHP’liler.

Küçük bir şeklî “muhalefet” bile bize AKP’nin değişmediğini, değişmeyeceğini, bunun esasen mümkün olmadığını göstermeye yetiyorsa, mesele anlaşılmış demektir. CHP şeklî muhalefete devam ederek en azından halka AKP’nin eski tas ve eski hamam olduğunu göstermek suretiyle hizmet edebilir.