Hayat Ağacı (Haziran 2017)

CHP’nin bardağı
Hüseyin Hasançebi
Gandi Kemal
Hüseyin Hasançebi

Kürtlerin niçin sevildiği

kurtler-miting-bw-cr“Kürtler sevildiklerini bilsinler, ama niçin sevildiklerini unutmadan” diye yazdım.

Şimdi de, niçin sevildiklerini yazmalıyım.

‘İnsan” diyoruz, “Kürt Halkı” diyoruz.

Bunlar kavram olarak hiçbir şey anlatmazlar.

Çünkü insan ve halk somuttur.

Somut olan ise sevilmez.

Dolayısıyla insan ve halk sevilmez.

Ancak bunların belli bir durumu veya eylemi sevilir ya da sevilmez.

Marksist sol gelenek insanın veya halkın somut isyan ya da başkaldırı halini sever;

doğru, yanlış, zamanında veya zamansız olduğuna hiç bakmadan…

Kürt halkı bugün somutta isyancı olduğu için sevilmektedir.

Ama, isyancı bir halkın yanlışları sevilmez, eleştirilir.

Abdullah Öcalan “Kürt halk önderi” nitelemesine muhatap olmuş, kendi de bunu benimsemiştir. 2013 Nevruz’unda Kürt halkına okunan mektubunda şöyle demişti:

“Bu Newroz hepimize müjdedir. Hz. Musa, Hz İsa ve Hz Muhammed'in mesajlarındaki hakikatler bugün yeniden harekete geçiyor.”

Üç yıl sonra bugün, 2016’da; “Hz. Musa, Hz İsa ve Hz Muhammed'in mesajlarındaki hakikatler hareket halindedir” desek…

Üç yıl sonra bugün, 2016’da; “Ulus devletleri kendi aralarında Ortadoğu'nun demokratik ortak evini inşa etmeye” çağırsak…

Üç yıl sonra bugün, 2016’da; “Türk halkı bilmeli, Kürtlerle 100 yıldır İslam bayrağı altındaki ortak yaşamları kardeşliğe dayanır” diye buyursak…

Üç yıl sonra bugün, 2016’da; –Kürtleri– “yok sayan inkâr eden paradigma yok oldu” diye konuşsak…

Kim inanır?

Ama şu doğru: “Misak-i Millî'ye aykırı olarak parçalanmış ve bugün Suriye ve Irak Arap Cumhuriyeti'nde ağır sorunlar ve çatışmalar içinde yaşamaya mahkûm edilen Kürtleri…”

“Misak-i Millî”ye aykırı öyle mi?

O zaman, Misak-i Millî temelinde kurulmuş Türk devletinin ordusunu Suriye’ye, “kendi varlığını ve bütünlüğünü korumak için girdiğini” kabul etmemiz gerekir. Çünkü Suriye’nin ve Irak’ın Kuzeyi “Misak-ı Millî’ye rağmen Türkiye’den koparılmıştır.

Bunlar bulanık konulardır, bulanık suda balık avlanmaz.

En iyisi, galiba yeniden “Kürt meselesi” dahil her meselede “sınıf pusulası”na dönmektir.

En azından Marksist sol gelenek için…