Türk devletini kurtarmak

inonu-saracoglu-cr15 Temmuz’dan sonra C. Başkanı Erdoğan “Millî Birlik” kurdu.

CHP ve MHP kurulan “Millî Birlik”e iltica ettiler.

Türkiye’de “Millî Birlik” kurmak eşyanın tabiatına aykırıdır.

Kürde, Ermeniye, Ruma ters gelir. Çerkes işkillenir, Abaza kuşkulanır.

“Millî Birlik”ler “devleti kurtarmak için” kurulur.

Her defasında öyle olmuştur; millet ezilir, devlet kurtulur.

Gene öyle olacak.

Türk ordusu Suriye’ye girdi.

Şehitler gelmeye başladı.

Artık “Millî Birlik”i kimse eleştiremez.

Kimse onun dışında kalamaz.

Kalan vatan hainidir veya “gâvur”dur.

Solun cümlesi olmasa da çoğu konuşuyor;

“Cerablus, Halep, Rakka, Kobani, Afrin, Koridor, Kürt, Arap vs…”

Bunlar “askerî” terimler.

İsmet İnönü’nün ünlü ressam İbrahim Çallı’nın atölyesine

apansız ziyaretinde olduğu gibi:

Çallı dönüp Paşa’ya bakmamıştır bile.

Paşa durumu kurtarmak için kenardaki rulo tuvallerden birini alıp

masanın üstüne sermiş, eğilmiş pür dikkat resme bakmaktadır.

Durumu gören Çallı dayanamamış,

“Paşa paşa, o baktığın muharebe paftası değil, resimdir” diye homurdanmış.

Suriye’ye askerî kafa ile bakan hiçbir şey göremez.

“Savaş”tır ordaki, politikanın devamıdır, politik bakılmalıdır.

Söyledik, gene söyleyelim:

Suriye’nin Kuzeyinde bir koridor vardır.

Eskiden bu koridor Kürttü, şimdi değildir.

1960 sonrasında Suriye Baas’ı, Arapları sokarak bu koridoru parçalamıştır.

Koridoru yeniden kurmak “rövanş” demektir.

Kurmaya kalkarsan “eski hesaplar”ı karıştıran çok olur.

Bu hesabın içinde en başta Türkiye vardır.

Emperyalist ya da istilacı olduğu için değil, “hak” olarak gördüğü için vardır.

Bilmeyenler Numan Menemencioğlu’nun, Şükrü Saraçoğlu’nun, Stalin’in, Eden’in

anılarına ve imza attıkları belgelere bakabilirler.

Büyük oynamak iyidir de, boyundan büyük oynamak, tarihî gerçeklere karşı oynamak,

iyi midir bilinmez. Evdeki bulgurdan olmak da vardır, düşünülmelidir.

Politika bunun içindir.

Suriye’de Kürtler, ancak sadece kendi yurtlarında,

“kendileri için” ne istiyorsa haklıdırlar.

Bir fazlası maceradır, kullanılmaktır.

İşler çığırından çıktığında…

“küçük kurtuluşlar” önemini yitirir, yitirmelidir.

Büyük politika, büyük “aileler” içindir.

Solo yapılmaz, yapılamaz.

Orkestranın parçası olmak şarttır.

İşte burada görürüz halkların ayrıcalığını.

Küçük bir halk büyük bir orkestranın “ŞEFİ” olabilir.

Olduğu görülmüştür.

Kürtler sevildiklerini bilsinler ama,

niçin sevildiklerini de unutmasınlar.