Hayat Ağacı (Haziran 2017)

CHP’nin bardağı
Hüseyin Hasançebi
Gandi Kemal
Hüseyin Hasançebi

Kürtler ve devlet

declaration-bakure-bw-crKürtlerin dili artık “devlet”ten bir adım geri gitmez.

“Bağımsız”, “otonom”, “özerk”, “kanton” ……..

Hepsi aynı kapıya çıkar. Hepsi devlettir.

Kuzey Irak Kürtlerini alırsanız; 80 yıl,

Türkiye Kürtlerini alırsanız; 40 yıl,

Rojava Kürtlerini alırsanız 5 yıldır,

devlet kurmak için savaşıyorlar.

Türkler bu Kürt devlet modellerinin tümüne karşı.

Türklere göre Kürtler hiç olmasa dünya çok daha güzel olacak.

Türkleri güden devlet oysa çok kolay kurulmuştu,

4 yıl gibi kısa zamanda.

Bunun da yarısı “çete” savaşları,

diğer yarısı da düzenli ordu ile TBMM savaşlarıydı.

Ana sütü gibi helal olsun, kurdular ya.

Peki, Kürtler niye kurmasın?

Bir sebep var mı?

Devlet kurmak milleti ve toplumu özgürleştirmiyor elbette ama,

İstiyorsa niçin kuramayacakmış.

Gün o gün değildir, biraz daha bekleyin, deniyor Kürtlere.

Tamam, beklesinler de…

Sen kışkırtıyorsun.

Türkler demiyor mu, 2016 yılının ikinci yarısında “fetö darbesi” vesilesiyle,

“biz kendi devletimizi yıktık, yenisini kuruyoruz!” diye?

C. Başkanı sayın Erdoğan her gün birkaç kere, hem de,

“millî deklarasyon” okurcasına bunu söylüyor.

Bayrak fabrikaları yetişemiyor Türklerin coşkusuna.

Türklerin bu abartılmış heyecanı riskli değil mi?

Kürtlerin aklına, “tam sırasıdır” virüsünü sokmaz mı?

Kürtler, her nerde olursa olsun,

–diyelim hatta Antartika’da–

bir Kürt devleti kuracak olsalar, Türkiye bölünmez mi?

Türklerdeki bu Kürt nefreti;

Türkiye’yi bölmek için değil de nedir?

“Fırat’ın Batısı” imiş, Kürtler geçemez imiş.

Bırak geçsinler…

Aksi halde sen Fırat’ın Doğusu’na geçemez olmaz mısın?

Buna da Kürtlerin gönlü elvermez.

Kürtler senden ayrılmak istese elin silaha,

seninle birlik olmak istese gene silaha gidiyor.

“Türklerin silahşor oldukları” söylenmiştir ama,

Türk Tarih Kurumu efsanesidir.

Boşver bunları.

Burnunun ucunu gör yeter.