Hayat Ağacı (Haziran 2017)

CHP’nin bardağı
Hüseyin Hasançebi
Gandi Kemal
Hüseyin Hasançebi

Solda yenilenme

abdulhamid1908-bw-cr“15 Temmuz” darbe idi, değildi.

Artık önemi kalmadı.

“Söylenti” bile olabilir.

Ama şu unutulmamalı:

Türkiye’de hiçbir askerÎ darbe gidişatı 15 Temmuz kadar etkilemedi.

Bu darbe Türkiye’yi arkadan itti ve,

keyfî bir siyasal rejime sürükledi.

Elbette geçicidir.

Kendileri söylüyor; “devleti yeniden kuracağız” diye.

Kim ama, kim kuracak devleti?

Spekülasyona gerek yok.

Devlet kendini yeniden kuracak.

Abartmayalım.

“Türk devleti” bunu hep yapmıştır.

1908, 1923, 1930, 1945, 1960, 1980 ...

Ve 2016’da bir kere daha.

AKP+CHP+MHP+TSK ortaklığı ile Türk devlet ve siyaset yapısı yenileniyor.

“Restorasyon” demek az,

Faşizm demek çok olabilir.

Kurulan nasıl bir devlet olacak diye soralım ama,

korkmayalım.

“Bu devlet!” olacak.

Eskilerden tek farkı, “Kürtsüz” olacak olması.

Bundan kötüsü olmayacak.

Oligarşik bir devlet olacak, ama “benzeri…”;

çünkü çıkar çelişkileri son derece çeşitlenmiş bir Türkiye var.

Kurulacak devletin yapısına ilişkin kavramlaştırmalara takılmamalı.

Cumhuriyet devletinin tıpkısı,

Ecevit’in “Timokrasi” dediği (1980),

“En zenginlerin devleti” yani.

Osmanlı’nın çekirdek devletine benzer bir şey.

Weber’in “patrimonyal” kavramlaştırmasına uygun düşen…

“Millî Birlik Beraberlik devleti” kurulacak.

Başkası olamaz.

Çünkü, “Yüzde Bir” dediğimiz, 2000’de % 37 olan “Türkiye Pastası”ndaki payını,

AKP sayesinde % 54’e çıkarmış bir TÜSİAD var ama,

Türk kapitalizminin gerçeklikleri de var.

Bu nedenle; “Anadolu Kaplanları”nın ümüğünü sıkacak fakat boğmayacak,

yukarıdan “Sızıntı” ile beslenmelerine göz yumacak,

yarı oligarşik siyasi bir diktaya ihtiyaç var.

Kurulan AKP+CHP+MHP+TSK ittifakı buna yetmezse ne olacak?

O zaman görevi tek başına TSK üstlenecek.

***

Türkiye solu kendine şunu soruyor.

Yarı oligarşik siyasi bir diktaya gidişatın önü içerden dinamiklerle kesilebilir mi?

Buna somut durumun somut tahliliyle cevap verilmeli.

“Kesilebilir“ diyebilmek için önce şu soru yanıtlanmalı:

“Millî Birlik” bozulabilir mi?

Söyleyelim: Yarı oligarşik siyasi bir diktaya gidiş kanamalı bir süreç olacaktır.

Bu nedenle ileride bir zamanda “Millî Birlik” mutlaka bozulacaktır.

Fakat bu çok geç olabilir.

Telafisi imkansız kayıplara yol açabilir.

O halde soru şöyle sorulmalı;

“Millî Birlik” –hemen bugün– bozulabilir mi?

Erdoğan’ın kurduğu Millî Birlik’e kimler katılmadı?

HDP+ Türkiye solu.

O zaman yanıt belli.

Katılmayanlara rağmen kurulduğuna göre,

kurulan “Millî Birlik” katılmayanlar tarafından yıkılamaz.

CHP ordan koparsa ancak “Millî Birlik” bozulur.

Bunu bilmek ve söylemek için CHP’den medet ummak gerekmez.

Sonuç alıcı etkin politikanın nasıl üretileceğini bilmek yeter.

CHP’nin zaten AKP’ye karşı yüklü rezervleri var.

MHP’nin bile var.

AKP’yi içeride izole edecek bir “demokratik cephe” gidişata set çekebilir.

Emekçi toplumsal kuvvetlerde özgüven yaratabilir.

Aydınların katılımını sağlayabilir.

Bu işin teorisi, yani ABC’si.

İyi ama, Türkiye’de demokratik cephe anlamına gelecek bir birleşik güçler yaratmaya aklı eren solun,

bunu gerçekleştirebilecek bir siyasi olgunluğa eriştiği söylenebilir mi?

Kendi adına konuşmak şartıyla; “söylenir” diyenler hemen işe başlasın,                                                “söylenemez” diyenler ise kendini yenilesin.

Hemen şimdi.