Taksim’e cami

taksim-cami-bw-crC. Başkanı Erdoğan, Taksim’e cami, Gezi parkı’na Topçu Kışlası yapacağını, AKM’yi de yıkacağını söyledi. “Cesur olmalıyız, yoksa yapamayız” diye de ekledi.

Sol hemen gardını aldı. “Yaptırmayız!” babalanmaları birbirini izledi.

“Durumdan vazife çıkarma”da Türkiye solunun üstüne yoktur.

Oysa Erdoğan CHP’ye meydan okudu. Taksim’e cami ve Topçu Kışlası islamcılarla CHP arasında, eski bir ideolojik mücadele meselesidir. Sola ne, gitsin CHP yaptırmasın.

AKM’ye gelince, o bina orada güzel mi sizce. Yıkılsın gitsin!

CHP’nin işini yapmak sola mı kaldı?

Mesele “TAKSİM” ise, solun ora ile bağı 1 Mayıs günü başlar, aynı gün biter.

Taksim için bir “Gezi Direnişi” daha olacaksa, gitsin CHP yapsın.

AKP’nin siyaset tarzı hakikaten prokovatif. Liderleri ilkesiz, anında kılıktan kılığa girebiliyorlar. Söyleneni tersinden anlama ve kullanmada parmak ısırtan bir ustalıkları var. Bilen bilir ve aldırmaz da, gençler bilmedikleri için şaşırıyorlar, tiksinti duyuyorlar. Yalana alışkın değiller, inanıyorlar.

Onlara anlatılmalı: “Taşra siyaseti”dir bu. Akla ve gerçeğe değil, kurnazlığa dayanır. Aziz Nesin’in “Zübük” romanını okuyan gençler, bunun elli yıl önceden öngörülmüş ve yazılmış bir “AKP romanı” olduğunu teslim edeceklerdir.

“Taksim’e cami yaptırmam”, CHP’nin siyasetidir, yaptırmasın.

Sol örneğin “Kıdem tazminatına dokundurtmam” desin, dokundurtmasın.

Solun yapacak çok işi var.

İstanbul’da AKP’ye karşı mücadele, bir tür “Arsa savaşlarına” dönüştü.

Bir süredir bu savaşlara solun öncülük ettiğini gözlüyoruz.

Şu denir, bak: Dev-Yol’un Fatsa belediyesini “ele geçirdiği” örnekte olduğu gibi, İstanbul Belediyesi bir gün “solun eline geçerse” Çamlıca Tepesi’ne kurulan o “ideolojik camiyi” yıkacağız, yıkım giderlerini de “yaptıran”dan tahsil edeceğiz!...