Türk kimliği meselesi

turk-kimlik-bw-crTürkiye’de “Kürt meselesi” çözülmezse kavga-gürültü, savaş, asimilasyon çabaları sürer gider.

Türkiye’de “Kürt meselesi” çözülürse “Kimlik sorunu” doğar.

Uluslaşma uzun bir süreçtir, ama bu kadar da değil.

Türk kimliği 200 yılda bile tam olarak inşa edilemedi.

Deniz Baykal’a göre biraz daha sabretmemiz lazım.

Ne kadar; mesela bir 200 yıl daha mı?

Türkiye’nin bu kadar zamanı kalmadı.

Sıkıştı.

Sıkıştığı şurdan belli ki; 1930’ların kimlik tartışmasına geri döndü.

Yüz yıldır inşa ettiği Türkiye’yi “yeniden inşa etmek” istiyor.

AKP’nin önerisi “Yeniden ‘milli’ olmak”.

MHP’nin önerisi “Küçük Asya Turancılığı”, ya da ne kalırsa!

CHP’nin önerdiği ise “Yeniden kendi”…

Başka bir öneri de yok.

Olabilir mi?

Kürtlerin “başını bağlamadan” olabilemez.

“Türkler”in kendine kimlik arayışı asla eskimeyen bir hikayedir.

“Türkleşmek”, 1 m3 ekşitilmiş sütten 1 yemek kaşığı tereyağı çıkarmak gibi oldu.

Yayık yüz yıl çalkalandı.

“Osmanlı” dedik çalkaladık, çıkmadı.

“İslam” dedik çalkaladık, çıkmadı.

“Türk” dedik çalkaladık, bu kadar çıktı.

Geriye bir yayık dolusu “acı ayran” kaldı.

İçsen içilmiyor, satsan satılmıyor.

***

Bir çıkış yolu vardır her halde.

Ama nerdedir, gelecekte mi, yoksa geçmişte mi?

Geçmişte bir yol denenmek istenmişti, önü tıkandı.

Önünü Kemalist “Türk Milliyetçiliği” tıkadı.

Bahis “ANADOLUCULUK”tan açılmıştı.

Uçsuz-bucaksız…

İçine “Irkçılık” girdi, “Türkçülük” girdi.

“Atatürkçülük” girdi, “Nihilizm” girdi.

1. Türk Tarih Kongresi’ni hatırlayın.

“Kültürel kök” soy’da arandı, boy’da arandı, bulunamadı.

“Coğrafya” ve “toprak”da aranmak istendi, tepelendi.

Plastik bir “milli kimlik”le yetinildi.

C.Başkanı Erdoğan “milli kimliğin” su kaçıran deliklerini,

kapatarak hayat vermek istiyor…………ama tutmuyor.

***

Bir öneri:

Kimlik tartışması “ayran kabartıcı”dır.

Yapmayalım.

“Türklüğümüzü” azdırmayalım.

PKK azdırıyor, Putin azdırıyor, Obama azdırıyor.

Biz de azıyoruz.

Türklüğümüzü biraz yumuşatalım.

Arkeoloji de bizi destekliyor.

Gen teknolojisi çözdü bu işi.

Kaç bin yıldır bu topraklardayız.

Bir yerden gelmemişiz, bir yere gitmemişiz.

HİBRİT’mişiz.

Bundan daha güzel ne olabilir.

Yanmışız.. fakat, Zümrüt-ü Anka gibi,

küllerimizden yeniden doğmuşuz.

Bizi fethe gelenleri fethetmişiz.

Bu bilgide ve bu kabulde bir süre konaklasak.

Türklüğü azdırmasak…

Ne dersiniz?