Terör ve IŞİD

isid-teroru-bwOrtadoğu Barışı’na “Işid Barışı” adını verdiğim ve HDP’ye, buna uygun politikalar geliştirmesini önerdiğim yazılarıma değişik tepkiler aldım. Tepkiler, “IŞİD terördür, terörle barış mı olur?” türünden ucuz değildi. “Daha açık yaz, anlaşılsın” türündendi. Ancak şu açıktı: IŞİD’le Barış(malı) yazılarıma C. Başkanı Erdoğan’ın “IŞİD’e destek olmak”la suçlanmasının gölgesi düşüyordu. Yoksa ben Erdoğan’ın IŞİD politikasını mı savunmaktaydım…

………ki tam bu sırada biri elime “IŞİD bir devrimdir” başlıklı bir çeviri yazı tutuşturdu. Yazıyı Scott Atran (antropolog) Le Nouvel Observateur’da yazmış. 2 Şubat 2016’da yayınlanan yazıyı Fransızca çevirisinden Türkçeye Haldun Bayrı aktarmış.

Yazı şu alıntı spotla süslenmiş:

“Erdemsiz terör uğursuzdur; terörsüz erdem güçsüzdür. Acil, katı, bükülmez adaletten başka bir şey değildir terör; dolayısıyla erdemde sâdır olur.” (Maximilien de Robespierre, Sur les principes de morale politique, “Siyasi Ahlakın İlkeleri Üzerine”, 1794.)

Tövbe. Bu antropolog ve hatta sosyologları bilim dünyasından kovmak en doğrusudur galiba. Hele bunları siyaset alanına hiç çağırmamak gerekir. Stalin haklı mıydı ne? Gitsinler anket şirketlerinde çalışsınlar…

Önce şu netleşsin; IŞİD terör örgütü değil, terör suçlusudur. IŞİD’in gerçekte ne olduğunu doğru saptamak için savaş sahnesine değil, arkasındaki yaşam sahnesine bakılmalıdır. IŞİD kendi adına değil, Sünni-Arap bir halk adına terör uygulamaktadır. Scott Atran IŞİD terörünü, Fransız Devrimi’nin devrimci terörüne benzeterek “erdemden türeme” saymakta, kutsamaktadır. Buna “aydın şirretliği” demek gerekir.

Fransız Jakoben terörü “siyasi terör”dür. Halka değil, siyasi temsilcilerine uygulanan bir terördür. Bir dünya tasarımının bir diğerine terörüdür. Erdemden türediği yakıştırması ise, bir tür düello oluşudur. IŞİD teröründe bunların hiçbiri yoktur. IŞİD “düzenli savaş” durumuna geçinceye kadar sivil Kürt halkını vahşice katletmiştir. IŞİD’in terörüne olsa olsa “intikam terörü” denebilir. Bu dahi IŞİD terörüne haklılık kazandırmaz. Çünkü IŞİD Barzani’den ya da ABD askerinden alamadığı intikamını masum ve sivil Kürtlerden ve Şii Araplardan almaktadır.

IŞİD’le barışmak ise, onun terörüyle barışmak değildir, IŞİD’i savaş sahnesine çıkaran El Cezireli Sünni Arap halkla barışmaktır.

IŞİD Barışı, Sezar'ın hakkını Sezar’a vermektir.