IŞİD yokedilemez

rakka-bw-crIşid’in savaşma biçimi kafa karıştırdı. Yaptığının terör olduğuna bakılarak Terör örgütü zannedildi. Devlet mi değil mi, hiç sorgulanmadı. İllegal devlet olmaz denildi, fakat her devletin yaptığı ve yapacağı işleri yaptığı gözden kaçırıldı. Milletsiz devlet mi olurmuş çok bilmişliği yeterli sayıldı, koskoca bir Sünni-Arap milletinin sentezi olduğu fark edilemedi.

Işid şehirleri, kasabaları, köyleri yönetiyor. Milyonlarca sayıda bir milleti yönetiyor. Modern bir ordu düzeni içinde, yedi düvel ile savaşıyor. Cephe gerisine sızıp düşmanına yaptığı sabotajlardan çok daha fazla bir şey olduğu, kabul edilemiyor. Rafinerileri, fabrikaları çalıştırıyor. İthalatı var, ihracatı var ve ithalat ve ihracatınının çoğunu devletlerle yapıyor. Devletlerden silah alıyor, bir tek silah satmıyor.

Diyelim ki; Türk “kurtuluş savaşı”nı yöneten Ankara’daki siyasal güç merkezi henüz devlet olarak bilinmediği ve tanınmadığı dönemde de “bize göre” devletti; peki, sabotajcı İngiliz Kemal neyin nesi idi? Çerkes Ethem’in çeteleri, mahkemeleri, idamları, halkı soyup soğana çevirmeleri halkı çoluk-çocuk öldürüp yok etmeleri ve bütün bu yaptıklarının Ankara’daki devlet hesabına savaş ve zafer sayılmaları neyin nesi oluyordu?

Obama ve Erdoğan ve Putin ve Esed ve diğerleri hep bir ağızdan diyorlar ki; “Işid’i yok edeceğiz”. Bu nasıl olacak ve sonra ne olacak? Siz yendiniz diyelim; Işid’i en azından kendi devletini kuruncaya kadar geçici bir devlet kabul eden Sünni Arap halkın soydan miras topraklarını elinden alıp kime vereceksiniz? Işid’i yok ettiniz, bugün onu devlet diye benimsemiş olan halk kalacak, ona bir devlet kurdurmayacak mısınız? Bu halka Irak’ta Şii veya Kürt egemenliğini, Suriye’de Şii azınlık (Baas) hegemonyasını nasıl kabul ettireceksiniz? Işid’i kurtarıcı olarak gören bu Sünni Arap milletine siz 90 yıl önce, yaptığınız bir sözleşmeyle, kurduğunuz “Irak devleti”ni emanet ettiniz. Bu sözleşme diyelim bugün bozuldu, sözleşmeyi bugünkü şartlarda yenileme gereksinmesini niçin duymuyor, buna uygun politikaları niçin üretmiyorsunuz? Sizin bu Işid’i tanımama ve anlamama inadınız bölgeyi kan gölüne çeviriyor, yeni husumetler yaratıyor ve yüzbinlerce insan ölümüne neden oluyor; besbelli ki açlığınız petroledir, Işid’i niçin işbirlikçi olarak seçip kanı durdurma ve normal medeni bir sömürme raconuna geçmeyi akıl etmiyorsunuz. Bu demektir ki siz mevcut durumdan faydalanmakta ve sürmesini istemektesiniz. Işid sizin işinize geldiği için bu kadar güçlü ve güç kazanmaya devam ediyor. Karşılıklı güçleniyorsunuz ve Orta Doğu’nun masum insanları 26 yıldır ezilip yokoluyor.

Dünyaya hemen acilen bir Işid barışı gerekiyor. Işid’le barışın!