Kürt siyasetinin püf noktaları

ypg-bw-cropTürkiye’nin Kürtleri ile Suriye’nin Kürtleri hem duygusal, hem de fiziki manada “birleşmiş”lerdir. Bu Kürt birleşmesi PKK tarafından yönetilmektedir. Türk devleti bugün Türkiye Kürdistanı’nda fizik manada kendi Kürtlerine saldırıyor gibidir ama saldırı gerçek manada “Kürt birliği”nedir.

Suriye ayrı devlet, Türkiye ayrı devlettir, fakat bu iki ayrı egemenlik alanında yaşayan Kürtler birleşmişlerdir; peki bu birleşme doğru mudur, Kürtlerin özgürlük mücadelesini güçlendirecek midir?

Güçlendirmeyecektir. Rusya dahil emperyalist devletlerin Rojava Kürtlerine desteği giderek netleşmekte ve güçlenmektedir ama Türkiye Kürtlerine buradan her hangi bir destek gelmemektedir. Emperyal güçlerin Rojava Kürtlerine sağladıkları destek ise, kendi hesapları için olduğundan “kirli” bir destektir. İş o noktaya gelmiştir ki, Rojava Kürtleri kendi bayraklarının yanına emperyalist ülke bayraklarını da asar hale gelmişlerdir. Özgürlük için verildiğini varsaydığımız bir mücadeleye bu kirli emperyalist destek daha şimdiden mide bulandırmaya başlamıştır. Çünkü emperyalistler Rojava Kürtlerinin özgürleşme davasını değil, onları kullanarak kendi davalarını gerçekleştirmenin peşindedirler. Bu desteği alan Kürtlerin bilerek veya bilmeyerek düştükleri pozisyon ise, emperyalistlerle işbirliği anlamına gelmektedir. Tamam, bir halk kendi yararına görüyorsa kiminle işbirliği yapacağını elbette başkalarının onayına sunmak zorunda değildir ama iş eğer “Biji Obama” noktasına gelirse Kürt hareketine soğuk bakılacaktır. Kürtlerin siyasi ve askeri mücadele tarihinde hüsranla bitmiş bu tür deneyimler bir hayli fazladır. Bu nedenle, PKK’nın öncülük ettiği Kürt özgürleşme hareketine sempati ve destek, bugün olmasa bile hemen yarın düşmeye başlayacak, bu gelişme nedeniyle HDP’nin siyaseten kendini varetmesi de güçleşecektir.