Hayat Ağacı (Haziran 2017)

CHP’nin bardağı
Hüseyin Hasançebi
Gandi Kemal
Hüseyin Hasançebi

Rusya-İran-Türkiye

SU25-bw-cropOrtadoğu’nun nereye gittiği tam bir muamma iken birden bire ortaya yeni bir durum çıktı; Rusya ve İran Suriye’nin birliğini, Esad’ın iktidarını ve siyasal rejimini korumak için harekete geçtiler. Rus savaş uçakları, başta IŞİD olmak üzere Suriye’deki tüm “muhalifleri” bombalıyor. İran zaten Suriye’de ve Irak’da IŞİD’e karşı savaşıyordu, daha görünür bir müdahil kuvvet haline geldi.

Suriye’deki bu yeni durum gelişmelerin yönünü kökten değiştirecek. Çünkü artık dünyada yeni bir güçler dengesinden, yeni bir kutuplaşmadan söz etmemiz gerekecek. Ancak yeni durumun, savaşın genişlemesine yol açmayacağını da görmemiz gerekiyor. Besbelli gidişat; Ortadoğu’da, ABD’nin Irak’a müdahalesinden önceki statükoya dönüş olacak.

***

Okumaya çalışalım: SSCB dağıldıktan sonra Rusya ilk kez kendi ülke sınırları dışında silahlı güç kullanıyor. Ukrayna ve Gürcistan’da kullandı ama bunlar Rusya’nın içişleri sayılmalıdır ve öyle de sayılmıştır. Rusya’nın Suriye’de “süper güç” rolünde yeniden ortaya çıkması yeni bir dünya durumudur ve çok şeyleri değiştirecektir. Daha başlangıçta tesbit edebildiğimiz ilk ve sürpriz yenilik, doğan bu yeni durumun öteki süper güç ABD tarafından kabul ve hatta kısmen de davet edilmiş olmasıdır. O halde, biraz erken bile olsa, son 25 yılın küresel varsayımlarının tek tek yıkılacağını söyleyebilecek durumdayız.

Rus-İran ittifakının Ortadoğu’ya doğrudan ve açıktan müdahalesini koşullar o derece zorlamış ve şartlar öylesine olgunlaştırmıştır ki, Irak Başbakanı İbadi ve Kuzey Irak Kürt yönetimi lideri Mesut Barzani Rus ve İran askeri gücünün Irak’a da müdahale etmesinden memnun kalacaklarını açıklamışlardır. Bundan anlaşılmaktadır ki; ABD müdahalesinin paramparça hale getirdiği Ortadoğu’yu toparlayacak ikinci bir küresel güce ihtiyaç yakıcı hale gelmiş bulunmaktaydı.

***

Suriye’ye İran ve Rusya’nın açık müdahalesi Türkiye’ye yaramış, C.Başkanı Erdoğan ve AKP iktidarı için adeta kurtarıcı bir rol oynamıştır. Çünkü Türkiye, ABD’nin teşvik ve itmesiyle düştüğü Suriye çukurundan artık çıkabilecektir. Rusya’nın IŞİD’e ağır darbeler indirmesi gerçi Türkiye’nin canını yakacaktır ama Erdoğan bu işten bedel ödemeden sıyrılma imkanına da kavuşmuş bulunmaktadır. Hatta Rus-İran müdahalesi, tıpkı Obama gibi, C.Başkanı Tayyip Erdoğan’ı da memnun etmiştir.

Gerçi Erdoğan Rusya’nın, IŞİD’in yanısıra tüm rejim muhaliflerini vurmasına itiraz eder görünmektedir, ancak Rusya müdahaleyi kendi adına yapmaktadır ve Esad rejiminin tüm muhaliflerini saf dışı bırakma niyetinde olduğunu göstermiştir ve bu durum “Esad’lı geçiş dönemini” benimsemiş olan ABD’nin ve AB’nin de tercihleriyle örtüşmektedir.

***

Geriye şu kalıyor: Suriye’ye Rus-İran müdahalesi acaba Rusya, ABD, AB ve Türkiye’nin mutabakatıyla mı gerçekleşti? Bu mümkündür. Erdoğan Suriye politikasından çark etmek istiyor fakat bunun için hiçbir bedel ödemek istemiyordu. Rusya’nın müdahalesi Erdoğan’a bu imkanı verdi. Erdoğan-Putin ilişkilerinin, bizim henüz bilemediğimiz bir “özellik gösteren karakteri” bu ihtimali güçlendirmektedir. Putin’in kaz gelecek yerden tavuk esirgemeyen bir politikacı olduğu zaten biliniyor.

Erdoğan’a, AKP’ye ve Türkiye’ye “geçmiş olsun’” diyebiliriz!

***