Cumhurbaşkanlığı için Erdoğan'ın son hamlesi

Tayyip Erdoğan “Erdoğansız AKP”ye götürme ihtimâli yüksek süreçlere bütün gücüyle direnecek. 17 Aralık yolsuzluk operasyonu da bunlardan sonuncusudur ve Erdoğan da karşı hamlesini yapmıştır. Bunun için en çetin kavgalara girecektir. Yenilmemek ve tarihin çöplüğüne atılmamak için ittifaklar arayacaktır. Cumhurbaşkanlığı seçimine şunun şurasında 8 ay kaldı; Çankaya’ya çıkıp tüm suçlarından arınmak için bugüne kadar giydiği bütün gömlekleri değiştirecektir. En başta da, sözkonusu olan Çankaya ve kendisi olduğu için, TSK’nın desteğini kazanmaya çalışacaktır.

Erdoğan'ın korkusu “yolsuzluk” falan değildir, siyasette “yollu” olan kim vardır ki? Türk halkı buna zaten “bal tutan parmağını yalar” diye bakar. Asıl korkusu Çankaya’ya çıkamamaktır. Fetullah Cemaati ona bu konuda ilk sarı kart’ı, Abdullah Gül’e cumhurbaşkanlığı seçimini yasaklayan yasayı yaptığı zaman çıkarmıştı. Arkasından dersaneler sorunu patlak verdi, bu da Erdoğan'a gösterilen ikinci sarı karttı.

Ve nihayet 17 Aralık operasyonu da iki sarı karttan kırmızı kart yerine geçti.

Erdoğan sahayı terketmemek için kendisinden yandaşlarının bile beklemediği şaşırtıcı adımlar atacaktır. Bu kapsamda gündemine Balyoz ve Ergenekon davalarından mahkum olanları salıvermeyi aldı. Belki araya –ama kısmen– KCK davasını da sokuşturacaktır. Çok ağırına gitmektedir ama başka çaresi olmadığı için bugüne kadar “düşman” ilan ettiği bütün kesimlere şirin görünmeye çalışmaktadır. Özürler dilemektedir.

Bu yönde girişeceği operasyonlarda vermeyeceği ödün kalmayacaktır. Çünkü vereceği ödünlerin bugüne kadar işlediği siyasi ve hukuki suçları da unutturacağını düşünmektedir. Ne günahı varsa cemaatin üstüne yıkıp yeniden demokrasi havariliğine soyunma hesabındadır ve yanılmadığı görülmektedir. Neredeyse bütün düşmanları Erdoğan’ın oyununa gelmeye eğilimli ve istekli gözükmektedirler.

Görünen köy klavuz istemez; gene Erdoğan kazanacaktır. Önünü kesmek, şu sıra en doğru politikadır. Bırakınız birbirini yesinler demek en doğrusudur.