Kürecik: Yalan yalan üstüne

ABD'nin Orta Doğu eş başkanı Tayyip Erdoğan'dan beklentileri var. Bunlardan birisi de Kürecik'teki ABD üssünü İsrail'in askeri amaçları için İran'a karşı kullanmak. Başbakan ve onun Dışişleri Bakanı sürekli olarak yalanlayıp duruyorlar, ama söylediğimizin bir iddia değil, gerçek olduğunu ABD ve İsrail kaynakları habire doğruluyor. Sadece geçtiğimiz Şubat ayında haber bir kaç kez teyit edildi.

14 Şubat 2012'de Mossad'a yakın DEBKA'da bildirildiğine göre, İsrail F-15 savaş uçağının Akdeniz üzerinde uçarken, Doğu-Batı yönünde bir Rafael Blue Sparrow 2 füzesini fırlattığı, bu şekilde İran'dan İsrail'e atılacak bir füzenin simülasyonunun sağlandığı belirtildi. Muhayyel İran füzesinin İsrail'deki ve Kürecik'teki radarlardan saptanıp, denize düşmesine kadar an be an izlendiği ifade edildi ve "bu süre zarfında İsrail'deki radar ile Malatya'daki radar arasında veri paylaşımı ve tam koordinasyon sağlandığı" bilgisini verdi. Haberde, "Böylece olası bir İran saldırısında havadaki füzenin hızı ve koordinatlarının anında belirlenebilmesi için İsrail ve Türkiye'deki radarın uyumlu bir şekilde çalışabileceği görülmüş oldu. Tatbikat için Türkiye'den izin alındı" denildi. (www.debka.com/article, 10 Şubat 2012.)

Yalanlama İsrail veya ABD makamlarından gelmedi, Türklerden geldi, tabii ki AKP'li Türklerden: NATO Parlamenter Asamblesi Türk Grubu Başkanı AKP Aksaray milletvekili Ali Rıza Alaboyun, Kürecik'teki radarın kurulmasına 4 ay önce karar verildiğini, 2013'te aktif hale geçmesinin planlandığını ileri sürdü, "İsrail'deki benzer radar 2010'da kuruldu. Bu radarın testi ile ilgili bir habere Kürecik ortak edilerek, Türk-İsrail ilişkilerine yönelik yanıltıcı bir haber üretilmiştir" dedi.

Hükümet, Kürecik üssünün Nato kapsamında olduğunu ileri sürerken, ABD Füze Kalkanı Teşkilatı'nın hazırladığı 2013 Bütçe Raporunun 2011 Başarıları bölümünde "Malatya-Kürecik'e yerleştirilen füze kalkanı" da sayıldı. Yani, a) Füze kalkanı çoktan yerleştirilmiş, b) ABD'nin denetimindeymiş.

Dahası da var: 2012 ve 2013 yılı boyunca radarın operasyon masrafları da bütçede gösterildi. Buna göre Kürecik'teki radarın Japonya'daki benzeriyle birlikte ABD'ye 2 yılda yıllık 650 milyon dolara mal olacakmış.

Devam edelim: Aynı Pentagon raporunda İsrail'le işbirliği programlarına katılımın kararlılıkla sürdürüleceği kaydedildi. "Davud'un Sapanı" isimli İsrail Hawk füze savunma sistemine bilgi gönderilmeye devam edileceği belirtiliyor. [ABD'nin bilgileri paylaştığı Siyonist askeri sistemin adı" David's Sling" (veya Sihirli Değnek). İslamiyetin Davud Peygamber dediği David, Birleşik İsrail Krallığının ikinci ve en önemli hükümdarıydı (M.Ö. 1003-970). Efsaneye göre David çocukken sapanıyla Callud'u alnından vurarak devi yere sermiş.]

Daha sonra gelen resmi açıklamayı da verelim: NATO'nun 2010 Lizbon Zirvesi'nde kabul edilen yeni stratejisi çerçevesinde Malatya'nın Kürecik beldesindeki Çarşak tepesine kurulan erken uyarı radar sisteminin faaliyete geçtiği ABD Avrupa Ordusu Komutanı Mark Hertling tarafından ilk kez resmen doğrulandı.

Hertling, Karadağ'daki askeri hava alanında AP muhabirine verdiği mülakatta onarılıp yenilenen Kürecik üssünde, dünyanın en gelişmiş radar sistemlerinden ABD Raytheon firmasının ürettiği AN/TPY-2 X-band radarı yerleştirildiği belirtildi. Korgeneral, 2100 rakımlı Çarşak tepesine kurulu radar sisteminin yüksekten seyreden balistik füzeleri imha etmeyi sağlayacak gelişmiş Xband teknolojisi ile donatıldığını belirtti.

Hertling, "Askerlerimiz, Türkiye'nin güneyinde bulunan radar tesislerine yerleştirildi" diye konuştu. "Şu an sadece kara temelli savunma birimleri için konuşabilirim. Ancak size sürekli olarak ABD Donanma ve Hava Kuvvetleri ile koordinasyon içinde olduğumuzu ve füze savunma sistemini kurmak için planlanan zamana göre ilerlediğimizi söyleyebilirim" dedi.

Hertling aynı zamanda Romanya ve Polonya'da durdurucu füzeler, İspanya'nın Rota kentinde ise savunma kapasitesine sahip dört balistik füze bulunduğunu, kontrol merkezinin ise Almanya'da bulunan Ramstein üssünde olduğunu kaydetti.

Kürecik radarıyla, Akdeniz'deki USS Monterrey gemisinin bir füze saldırısına karşı devrede olacağı, karadaki füzesavarların 2015'te Romanya'ya, gelişmiş durdurucuların ise 2018'de Polonya'ya yerleştirilmesi öngörülüyor. Bu merkezde Türkiye'nin, general seviyesinde bir temsilci bulunduracağı ve böylece kontrolde söz sahibi olacağı ifade ediliyor. (Star, 28. 02. 2012.)

Vurgularsak: Hükümet, Malatya-Kürecik'teki radarın İran'ı hedef almadığını tekrar edip durur. AKP radarın İsrail'in güvenliği için kurulduğunu inkâr eder. Ancak Kürecik radarının ABD-İsrail tatbikatıyla test edildiği ortaya çıkmıştır. Politikacılar niçin gerçekleri saklarlar, yalana başvururlar. Yaptığı şeyin iyi olmadığını ve toplumda tasvip bulmayacağını bildiği için öyle yapar. Oysa çıkarsın halkın karşısına, nedenlerini gerekçelerini açıklarsın. Nasıl olsa % 50 oyun var. Sen ne yapsan sana hak verecek, "bir bildiği vardır" diyecek, ikna olmaya teşne seçmen kitlen var. Ama "one minute"ün rantını senelerce yemişsen, İsrail savunmasına topraklarını açtığını halktan gizlersin.

NOT: Sinan Cemgil ve beş arkadaşı Kürecik üssünde eylem düzenlemeye giderken 31 Mayıs 1971'de yollarını kesen askerle çatıştılar, Sinan Cemgil, Kadir Manga ve Alpaslan Özdoğan öldüler. Gidin Küreciklilerle ve onların çocuklarıyla konuşun, hiç tanımadıkları ama adlarını unutmadıkları o gençleri saygıyla, heyecanla anarlar. Bağımsızlık ve sosyalizm için hayatlarını veren o devrimci gençleri 41 yıl sonra saygıyla anmamak mümkün mü? O üs dün SSCB'ye karşı kurulmuştu, bugün İran'a karşı, yarın belki Rusya'ya ya da başka bir ülkeye. Nato'ya girişinin 60. yılında Türkiye her zaman ve her yerde, ABD'nin emrinde hâzır ve nâzır.