Gezi Âkıller gösterisini kenara itti

PKK Genel Başkanı “Çözüm Süreci”nde bir çeşit hakemlik yapacak bir Âkıl İnsanlar Heyeti önermişti. Kamuoyuna açıklanmamakla birlikte Hakan Fidan ile yaptığı görüşmede kabul edilmiş, belki de protokole geçmiş olacak ki, hükümet Âkıl İnsanlar saptadı.

Ne var ki, konu sulandırıldı, bir çeşit hakemlik yapmak, Güneye çekilme sürecinde çıkabilecek sorunlara müdahale etmek için önerilen Âkıller Heyeti Anadolu'ya yayılmak ve Çözüm'ü anlatmak için kullanıldı.

Konu iğdiş edilmiş, hükümetin seçtiği 7 x 9 = 63 kişi Tayyip Erdoğan'ın politikasını anlatmak için oluşturulmuştu.

Aralarında değerli kişilerin de bulunduğu 63 kişi koşa koşa göreve gittiler. Çoğu hükümeti destekleyenlerdi ve yapacakları işin bilincindeydiler. Ama bazıları da böyle tarihi bir olayda sorumluluk aldıklarını, Türk ve Kürt halklarının barı şmasına hizmet edeceklerin zannettiler. Bu kadar safdil olmak Tayyip Erdoğan'ı ve hükümetini tanımamak, ona misyon atfetmek demekti.

Kızılcık'ın geçen sayısında Âkıller hakkında yeterli vurgulamalar yayınladığımız için aynı hususları tekrar etmeyeceğiz. Aradan geçen haftalar onların neye yarayacağını söyleyenleri haklı çıkardı. Buna rağmen Murat Belge ve Baskın Oran dışında bunu teşhir etme –daha doğrusu yanlış yaptıklarını ikrar etme– cesaretini gösteren çıkmadı.

61 kişi Dolmabahçe Sarayı'na gittiler, saksı gibi Şef'in karşısına dizildiler, onun büyük ferasetini ve belagatini bir kez daha dinlediler. Bölgesel raporlarını sundular. Tayyip Erdoğan o raporların değerlendirileceğini söyledi. Onlar da tatmin ve memnun oldular.

Önceden de yazdık gittikleri yerlerde Âkılleri dinleyerek ikna olacak, karşıysa fikrini değiştirecek yok denecek kadardı. Toplantılara gelenlerin çoğu siyasi parti, meslek odası mensubu vb. gibi zaten politikleşmiş insanlardı. Medyanın “sokaktaki vatandaş” dediği insanlarınsa çok azı Âkıllere muhatap oldu. Kendi deneyimlerimizden biliyoruz ki, onlar böyle durumlarda genellikle konuşmazlar, esas olarak dinlerler, fikirlerini de pek söylemezler, ancak konuşmacı gittikten sonra gıyapta konuşurlar. Çünkü yetiştirildikleri kültür onları öyle şekillendirmiştir.

Bu nedenle, Kürt nüfusun yoğun ve politize olduğu iller dışında Âkıllerin toplantıları Perinçekçilerin ve sair ulusalcının gösterilerine dönüştü. Hatta bazıları salonda TV kameraları yoksa gelmediler ya da orada toplananlara nutuk atıp gittiler.

Neredeyse tamamına yakını Tayyip Erdoğancı olan görsel medya o toplantılardan görüntüleri veriyordu, akşamları Âkıllerden bir kaçıyla uzun TV programları yapıldı, konuşmacılar büyük bir hararetle konuşuyorlar, daha doğrusu yaptıkları işin ne kadar önemli olduğunu anlatıyorlardı. Fakat söylenenlerin hepsi havanda su dövmekti. “Çözüm, çözüm” dedikleri esas olarak Tayyip Erdoğan'ın iki dudağının arasındaydı (o dudaklar beğenilmediğinde Kürt siyasal hareketinin kitlesel eylemlerindeydi.)

Gezi Direniş patlak verince Tayyip Erdoğan'ın sürece ilgisi ve dikkati büyük ölçüde azaldı. Kendi misyonu ve Çözüm'den umduğu Başkanlık hayali büyük bir darbe yemişti. Âkıllerle yaptığı toplantıda Güneye çekilmenin ancak % 15 oranında gerçekleştiğini söyleyerek PKK-BDP'nin “ikinci aşama dediği vaatleri tutmayacağını gösterdi.

Bırakınız vaatlerini tutmayı, seçim barajını bile asla düşürmeyeceğini söyledi. Ana dilden eğitim ise zaten söz konusu değildi.

Parlamentoda BDP destekli Başkanlık düşleri çok zayıflamış olsa da Mart 2014 yerel seçimleri ve onu izleyecek C. Başkanlığı seçimi, hatta 2015 Genel Seçimleri için Tayyip Erdoğan'ın tıpkı 2010 Referandumu öncesinde olduğu gibi çatışmasızlık ortamına ihtiyacı vardır. Bu nedenle kapıları tamamıyla kapatmamak, karşındakileri iki sene daha oyalamak niyetindedir. Kürt hareketini bir takım siyasi sözcüleri de Tayyip Erdoğan'dan misyon beklemeye devam etmektedirler.

Tayyip Erdoğan'ın Âkıller gösterisi yarıda kaldıysa, medyada hiç yer almaz olduysa ve kendilerine misyon biçmiş Âkıllerin –başta Tayyip Erdoğancıların– hevesleri kursaklarında kaldıysa gösteriyi bitiren halk oldu. Çözüm süreci samimi ve gerçek olacaksa böyle gösterilerle ve oyalamacalarla olmayacaktır.

Hep söyledik Tayyip Erdoğan'ın küçük hesapları yla da bir yere varılamaz, çözüme doğru yol alınacaksa süreç Kürt halk güçlerinin yığınsal eylemleriyle ilerleyecektir.