AKP artık devlet değilse devlet nedir?

Türkiye solunun son on yıllık hikayesi: Bir kesimi AKP’yi “demokratikleşme” sayarak liberalleşirken diğer bir kesimi de emperyalizm patentli bir islami iktidar sayarak milliyetçileşti. Bu ikisi dışında kalan sol kesim ise Kürt özgürlük hareketini desteklemekle sınırlı bir alanda kalarak demokratlaştı. Emek kategorisinden ve emekçi mücadelesinden kendini soyutlayan bir 'sol', sol sayılamayacağı için komünist, sosyalist veya sol etiketlerin içi boş kaldı, Türkiye solu bir bütün olarak siyasetten silindi.

O zaman AKP on yıl önce ne idi, bugün nedir?

AKP artık devlettir. Okus pokusçu kimi sol 'düşünür'lerimiz "1. Cumhuriyet bitti, yerine 2. Cumhuriyet kuruldu" deseler de, devlet aynı devlettir. Unutulması sola her zaman pahalıya mal olmuştur. Türk devleti alabildiğine ‘esnek’ bir devlettir. Doksan yıllık ömründe kendi yapısıyla sürekli oynamıştır. İslamcı da olmuştur, kemalist de. Ama aynı zamanda ikisini birden, hem kemalist hem de islamcı olduğu da vardır. Sermaye adına en saldırgan olduğu dönemlerde sınırsız liberalleşebilmiş, kendini özel bir revizyona tâbi tutmadan, hatta parlamenter siyasi sistem içinde kalarak faşizm olabilmiş bir Türk devleti vardır. Devletin bu şaşılası esnek yeteneği gerçeklikte Türkiye’de hakim sınıfın yeteneğidir. ABD'yi, Emperyalist Avrupa'yı ve TÜSİAD'ı, islami referanslarına dayanarak belli bir sermaye zümresine siyasette yer açmaya soyunmuş bir gelenekten 'AKP' yaratmayı başardıkları ve bunu da bir "demokratikleşme" planı olarak yutturabildikleri için kutlamak gerekir. Yani AKP Türk devletinin 'küre'nin koşullarına ve dayatılan koşullara uymak için kendi yapısıyla oynamasından başka bir şey değildir.

Olan olmuştur, sonrasına bakalım.

Meksika ve Japonya örnekleri anılarak, ama elbette öncelikle Türkiye'de AKP devletine ‘muhalefet’ olup olmadığına bakılarak, 'AKP 40 yıl sürer' denilmektedir. Evet, 40 yıl sürer.

AKP devleti 40 yıl 'sürmez!' diyenlerin baktığı bir yer Kürt meselesidir. Kürt meselesinde aynı zamanda 'kendi çözülüşünü' de gördüğü için Türk devleti çözümsüzdür. Kürt meselesindeki çözümsüzlüğü AKP devletinin %50 olan siyasi gücünü, yüzde 90'lara çıkarmaktadır. Çünkü Kürt meselesi söz konusu olunca CHP ve MHP, hatta solun bir kesimi de dahil –Kürtler hariç– hemen herkes iktidar olmaktadır.

'İktidar bloku çatlar mı?' diye pür dikkat Gül–Erdoğan rekabetine bakanlar ise daha çok bakarlar! Çünkü ‘İktidar bloku’ denilen şey orada değil, TÜSİAD masasında oluşturulandır. Orda bir çatlama var mı?

AKP ne zaman ve nasıl gider sorusunun gerçek cevabı sınıfsal muhalefet alanıdır. Buradan bakıldığında AKP 1000 yıl sürebileceği gibi, bir gün bile sürmeyebilir. Kuramsal olarak bu sadece 'sol'un işidir. Sol ise ne kendi gerçeğine bakıyor ne de Türkiye gerçeğine. Sol sadece sihirli bir düşünce arıyor. Bu düşünce ‘yeni’ olacak, yenileşen kapitalizmi çözümleyecek güçte olacak. Bu düşünce bulunduğunda ‘sol’ kendini toparlayacak! AKP o zaman gidecek.

Aranan bu yeni sol-sosyalist-komünist düşünce ne ola ki?