Aleviler

kukla2AKP 22 Temmuz'da Kürtleri bölerek “Türk”, şimdi de Alevileri bölerek “sünnî Türk partisi” olmaktan çıkacağını umuyor. İşin esası nedir? Türkiye'de sınıf, din, etnisite veya mezhep esasına dayalı siyasi parti kurma yasağı vardır, fakat sadece Kürtlere ve Alevilere uygulanmaktadır, Sünnîlere ve Türklere işlemez. Kürtler bu yasağı, komünistlerin eskiden yaptıklarını yaparak deldiler.

Alevilere yasak, Kenan Evren'in 1982'de parti kurmak serbestleşirken onlara (A. Haydar Veziroğlu), "Gidin Halkçı Parti veya SODEP içinde siyaset yapın," demesiyle konuldu. Aleviler öyle yaptılar, hattâ bu yasağı sevdiler de. SODEP, sonra SHP, büyük kentlerde ve özellikle varoşlarda neredeyse bir Alevi partisi oldu. Beş yıllık SHP yerel iktidarında belediye rantları ekseninde hızla sınıfsallaştılar, bir bölümü bayağı zenginleşti. Baykal o siyasi geleneği kendinde birleştirince Aleviler etkinliklerini yitirdiler, rant paylaşımının dışına düştüler.

Bilinir ki Aleviler geniş ölçüde sol parti ve akımlara ilgi göstermişlerdir. On binlerce sol-sosyalist Alevi kadro vardı. Sosyalizm 90'larda yıkılınca durum değişti. Alevi sol kadroların çoğu, "Alevicilik" yapmaya başladılar. Sol kadrolarda bu gibi eğilimler Türkiye'ye de mahsus kalmadı. Hindistan'da pek çok komünist sosyalizmde varolan idealin Budizm'de de bulunduğunu düşündü. Ortadoğu'da Arap dünyasında sol-sosyalist kadrolar, İran, Lübnan ve Filistin örneğinde de olduğu gibi, İslamî akımların içine girdiler. Marksizmin yerine, siyaset yapmaya daha elverişli olduğunu düşünerek dine meyleden solcular bu yeni konumlarında etkinlik kurmada gecikmediler. Gerçi Alevilerin içe dönüşleri "kendi kültürleri"ne dönüşleri olarak anlaşıldı ama, ötekilerde de farklı değildi. Dönüş İslam Kültürü’neydi.

Türkiye'de doksanlı yıllardan itibaren Alevi örgütlenmeleri çoğaldı ve güçlendi. SHP ve CHP'de etkinliği kırılanların ilgisi kendi kültürlerine yoğunlaştı. Sivas katliamı sonrasında bu örgütlenmeler savunma refleksine dönüşerek derinleşti. Sunnî İslamcı hareketin politik yükselişi Alevileri daha bir kendi içine döndürdü. 28 Şubat’ta biraz nefes aldılar ama korkuları sürdü. AKP iktidara gelince, Alevilerin korkusu daha da arttı. CHP de Alevilerin artan, “Laiklik elden gidiyor!” korkusunu işleyerek onları yanında tutma gayreti içine girdi.

AKP 22 Temmuz’da, güya Özal'a özenerek, soldan (Ertuğrul Günay) ve Alevilerden (Reha Çamuroğlu), kendisine tek bir oy bile getirmeyeceğini bildiği halde, heveslisi olduğu "merkez" meşrûiyeti"ni simgesel olarak kazanmak için, listesine isimler aldı.

Ama bu isimler "çürük". Alevilere de en çürük halkadan çengel atmaya çalışıyor. Reha Çamuroğlu'nun geçmişini herkes biliyor. Gençliğinde solcu imiş, Troçkist olmuş, anarşist olmuş, daha sonra Alevicilik yapmış, ardından DP'li, DYP'li, ÖDP'li vesaire olmuş. Girip çıkmadığı delik kalmamış. En sonunda AKP'ye girip milletvekili olmuş, şimdi de Alevileri AKP'ye taşıyacakmış! Tutar mı? Hayır. Rant paylaşımının dışına itilen Alevilerin bir kısmı AKP ile ilişkiye geçmeye zaten hevesli. Bunlar küçük ihale Alevileridir, başka türlü nasıl varolacaklar? Alevilerin geniş kitlesi ise AKP'ye yüz vermedi, vermiyor. Ayrıca Aleviler AB nezdinde de etkili politika yapabiliyorlar. Avrupa'ya Türkiye'de, Kürt meselesine benzer bir Alevi meselesi olduğunu hissettiriyorlar. Bu sorun AB tarafından sık sık hükümetin önüne konuluyor. O da Alevilere “Cemevi” sadakası vererek “iyi niyet”li olduğunu sözde kanıtlamış olacak!

Bir de, tabiî, AKP'nin, yüzde elliye yakın oy almış olsa bile karnında yumuşak noktalar var, buralara beklenmedik anda bir ok girebilir. Nitekim az kaldı, 22 Temmuz'dan önce bu zayıf yerlerinden birinden ağır yara alıyordu. Milyonluk “Bayrak mitingleri” aslında Alevi mitingleriydi. İslamcı politik yükselişten korku, Alevileri bu vesileyle devletin ve bir kere daha CHP'nin kucağına itmişti. AKP'nin yerinde kim olsa, bu gelişmeden korkardı. AKP sendeledi ama TÜSİAD sayesinde toparlandı ve bu vartayı atlattı.

Her iktidar gibi AKP de, karşısında “Kürtler”, “Aleviler”, “İşçiler”, vb. gibi, muhalefet blokları bulunsun istemez. Alevileri ilk hamlesinde ikna edemedi ama ikna olmaya hazır kesimlerini yakaladı. Buradan girip Alevileri yanına çekemese bile ne kadarını tarafsız kılabilir? Göreceğiz. Zaten “Alevilik” de böyle bir şeydir. “Kürt” ya da “İşçi” gibi, uğruna direnilen şeyi anlamlandıracak bir özelliği yoktur.

Ama biz Alevilerin, rant paylaşımından pay alma istekleri de dahil bütün taleplerini "Kızılcık” olarak destekliyoruz. Yeter ki yaptıkları, özgürleşmelerine yarasın!