'Yeni bir çağ' efsanesi

19.Yüzyıl ortalarında dünyayı dolaşan bir hayaletten sözediliyordu. Marx ve Engels, Avrupa ile sınırlı bir dünyaya gölgesi vuran bu hayalet efsanesini Komünist Manifesto’da tarif ettiler. Manifestonun yayınını izleyen 150 yıl hayaletin yaşayan ve Avrupa ile sınırlı olmayan varlığını ortaya koydu.

21.Yüzyıla bir karşı-hayalet efsanesiyle giriyoruz. Geçmiş 150 yıla rövanşist bir yaklaşımı vurgulayan bu karşı-hayalet "küreselleşme" olarak tarif ediliyor. Bu terim, egemen burjuva söylemine olduğu kadar, muhalif toplumsal söyleme de damgasını vurmuş durumda.

1990’lı yıllarla birlikte, yeni bir çağa girmiş olduğumuz varsayılıyor. Bildiğimiz kapitalizm, onun bildik sınıf analizleri yerine, "yeni bir şey" ile yüzyüze olduğumuz söyleniyor. Toplumsal muhalefetin politik söylemini de bu "yeni çağ" tespitine dayanarak yeniden kurmamız öngörülüyor. Böylece, 150 yıl önceki hayaletin Komünist Manifesto ile başlayan tarifini ve onun tohumladığı küresel komünist ve işçi hareketini yoksayan mutasavver bir "yeni sol" hareketin bu yeni "karşı-hayalet" etrafında kurulması öneriliyor.

Avrupa Birliği, ulus-devletlerin aşılması, sermayenin küreselleşmesi, nihayet toplumsal muhalefet hareketlerinin küreselleşmesi etrafındaki tartışmalarda Kızılcık 1848 hayaletinden yana bir tutum takındı. 1990’ların karşı-hayaletine dayanan bir sol pozisyon ihtimalini reddetti.

Küreselleşme karşıtı hareketlerin toplumsal ve siyasal gündemi 1990’ların karşı-hayaletinin bilimsel ve somut bir kavranışına dayanmak zorunda. Bu konuda mevcut farklı eğilimlerin bilinmesine ve anlaşılmasına dayanak olacak bazı önemli yazıları yayınladık. Küreselleşmenin tarihsel bakımdan yeni ve "özel" bir çağı temsil etmediğini, Lenin’in yaşadığı ve analiz ettiği günlerdeki kapitalizmin "geç-dönem" özelliklerini göstermenin ötesinde, 20.Yüzyıla yön veren sosyalist sistemdeki kapitalist restorasyon tarafından belirlendiğini, dolayısıyla adı çokça geçen karşı-hayaletin aslında gerçekten bir efsane olduğunu belirtmek ve bilmek gerekiyor. Bu bilgi, toplumsal muhalefeti kendi hayaleti, yani yaşayan efsanesi ile buluşturacaktır.

Yeni bir çağa girmedik. Kapitalizm hala ve tarihsel olarak gecikmiş biçimiyle çürüyerek hüküm sürüyor. Yeni bir sol da olmayacak. "Sol", Komünist Manifesto’dan bu yana süregelen ve gelişen varlığını kendi kimliğiyle yeniden üreterek sürdürecek.

Kızılcık küreselleşme efsanesini didik didik eden ve tarihsel olarak ömrünü doldurmuş bir kapitalizm çerçevesindeki anlamını sergileyen yazıları yayınlamaya devam etmekle kalmayacak, küreselleşme-karşıtı hareketlerin kapitalizme karşı işçi sınıfının iktidar hedefine yönelik siyasal bir mücadele doğrultusuna girmesi için de çalışmayı sürdürecek.

***

ÖDP içinde merkezkaç eğilimler ve birleşik çoğulcu bir partiyi sürdürme istidatsızlığı güçleniyor. Kızılcık sosyalistlerin birlik zemini olarak ÖDP’de sağlanan kazanımların savunulmasını, Parti Meclisi çoğunluğuna karşı eğilimlerin tasfiyesi girişimlerinin durdurulmasını, görüş farklılıklarının parti içi meşru organ ve zeminlerde açık olarak tartışılmasını savunuyor.